Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Cebrail vahyi bizzat Allah’tan mı yoksa Lehvi Mahfuzdan mı alır?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Soru Detayı

- Allah'tan alıyorsa Kur'an ve diğer Kutsal kitapların ses ve harf ile gelmiş olmasını nasıl anlamalıyız?
- Allah ise Ses ve Harf ile konuşmaz diye biliyoruz

Değerli kardeşimiz

Kur'an'ın vahyi konusunda Allah Cebrâil ve Hz. Muhammed (asm)'in tebliğ ve tebellüğü söz konusudur.

Vahyin asıl sahibi olan yüce Allah Kur'an'ı Hz. Cebrâil vasıtasıyla Hz. Muhammed (asm)'e indirmiştir. Bu hususta Müslümanlar arasında en küçük bir ihtilaf yoktur. Ancak âlimler bu vahyin nasıl geldiği ve bu iletişimin nasıl kurulduğu hususunda farklı üç görüş bildirmişlerdir:

En kuvvetli iki görüş şöyledir:

- Hz. Cebrâil Kur'an'ı doğrudan doğruya Allah'tan  almış ve Hz. Muhammed (asm)'e aynı lafızlarla aktarmıştır.

- Hz. Cebrâil Kur'an'ı Levh-i Mahfûzdan ezberlemiş ve olduğu gibi Hz. Muhammed (asm)'e aktarmıştır. (bk. Mennâ' el-Kattân Mebahis fi ulûmi'l-Kur'an 35)

Bu iki görüşe göre de elimizdeki Kur'an lafzı ve mânâsı ile birlikte vahiy edilmiş Allah'ın kelâmıdır. Ne Hz. Cebrâil'in ve ne de Hz. Muhammed (asm)'in tebliğ ve tebellüğden başka hiçbir müdahaleleri söz konusu değildir. Bu iki görüş arasındaki tek fark Hz. Cebrâil'in Kur'an'ı doğrudan Allah'tan mı yoksa Levh-i Mahfûzdan mı aldığı hususudur.

Alimler vahyin Levh-i Mahfûzdan alındığına dâir görüşe fazla itibar etmemektedir. Bunun müşahhas bir delili olmadığı gibi Kur'an'ın diğer gaybî şeyler gibi Levh-i Mahfûzda yer alması da vahyin oradan alındığını göstermez. (bk. ez-Zerkânî Menâhilu'l-İrfân I/49; el-Kattân  36)

- Cebrail Allah’tan vahiy alırken nasıl aldığını bilemiyoruz. Allah’ın Hz. Musa ile konuşurken de nasıl bir şekilde konuştuğunu kesin olarak bilemiyoruz.

"... Ve Allah Mûsa ile gerçekten konuştu."(Nisâ 4/164)

âyeti gibi daha pek çok âyette kelâm sıfatı açıkça Allah'a izâfe edilmiştir.

İbn Hacer'in de ifade ettiği gibi konuşanın (mütekellimin) sözü yalnız ona nisbet edilir. Birinin sözü bir başkasına izafe edilemez. Her konuşanın sözü kendi sözüdür. Bu sebeple yüce Allah İbn Müğire'nin Kur'an hakkındaki hezeyanlarından biri olan "O bir insan sözüdür." (Müddessir 74/25)  şeklindeki ifadesini reddetmiş ve onun büyük bir azaba uğrayacağını haber vermiştir. (krş. İbn Hacer Fethu'l-Bârî XIII/454)

- Selefilerin -bazı hadislerin zahirine dayanarak- ortaya koyduğu görüşe göre Allah için ses ve harf söz konusudur. Kelamcıların çoğuna göre Hz. Cebrail’in Allah’tan Kur’an’ı fehim ve idrak yoluyla alıp sonra onu lafız ve mana ile /ses ve harflerle Hz. Muhammed (asm)’in kalbine ilka etmiştir.

“Allah’ın bir benzerinin olmadığını.” ifade eden ayete göre Allah için “ses ve harfler”in isnat edilmemesi gerekir.

Bu sebeple bu konuyu detaylandırarak zihinleri bulandırmanın faydası olmadığını düşünüyor işin hakikatini Allah’ın ilmine havale etmeyi uygun görüyor ve bu konuyu da “mahiyetini bilemediklerimiz” listesine kaydediyoruz...

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi