Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕- Sadece Kur'an-ı Kerim mi hem manası hem de lafzı Allah'a ait olma sıfatını taşıyan kutsal kitaptır; yoksa diğer kutsal kitaplar için de aynı durum geçerli midir?
- Bazı yerlerde "Kur'an-ı Kerim'den önceki kitapların nazmı insan sözü gibidir." denmektedir. İşin doğrusu aslı nedir?
Değerli kardeşimiz
- Konuyla ilgili İslam âlemindeki kanaat şudur: Eski kutsal kitaplar Kur’an gibi hem lafızları hem manalarıyla vahiy edilmiştir.
- Kur’an’da da ifade edildiği üzere Hz. Musa’ya vahiy edilenlerin tabletler halinde olması onların yazılı levhalar halinde vahiy edildiğini gösterir. Bu lafızsız olamaz.
“Sana kitabı gerçeğin ta kendisi ve daha önce indirilen kitapları tasdik edici olarak indiren O’dur. Bundan önce de insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat ve İncîl’i indirmişti.” (Âl-i İmran 3/3)
mealindeki ayetin ifadesi Tevrat ve İncil’in de Kur’an gibi Allah tarafından -lafız ve mana olarak- indirildiğinin açık göstergesidir.
Bununla beraber Kur’an dışındaki kutsal kitapların lafızları Kur’an gibi mucize olmadığı ve özel ilahî korumaya alınmadığı da bilinmektedir.
“İçinde hidayet ve nur olan Tevrat’ı biz indirdik. Kendilerini Hakka teslim eden nebiler Yahudilerle ilgili meselelerde onunla hükmederlerdi. Alimler ve mürşitler de Allah’ın kitabını koruma ile görevlendirilmeleri sebebiyle yine onunla hüküm verirlerdi. Hepsi de kitabın hak olduğunun şahitleri idiler.” (Maide 5/44)
mealindeki ayette bu kitapların korunması insanlara bırakıldığı ifade edilmek suretiyle -son vahiy olmadıkları için- tahrip ve tahrife açık olduklarına işaret edilmiştir.
Halbuki Kur’an’ın bizzat Allah tarafından korunduğu ifade edilmiştir.
“Hiç şüphe yok ki o zikri Kur’ân’ı biz indirdik onu koruyacak olan da biziz.” (Hicr 15/9)
mealindeki ayette bu gerçeğe vurgu yapılmıştır.
- Şu anda elimizde ne Tevrat’ın ne de İncil’in asıl nüshaları mevcuttur. Şu anda mevcut olan bu iki kitabın içinde pek çok vahiy hakikati olmakla beraber epey tahrifatın yapıldığını gösteren çelişkiler ve makul olmayan hususlar da vardır.
- Şu anda elimizde bulunan bu iki kitabın çok sonradan yazıldıkları hususu ehl-i kitap alimleri tarafından da kabul edilmektedir. Özellikle İncil’in durumu çok daha kritiktir. Hz. İsa’dan üç yüz küsur yıl sonra onlarca İncil arasından seçilmiş bu günkü dört İncil’in bu sayısı kadar kabul olunmayan diğer İncillerin varlığı da bu konuda önemli tereddütler ortaya koymaktadır. Mevcut dört İncil’nin yazarları da bellidir.
Tevrat ve İncil’i ihtiva eden Kitab-ı Mukaddes'in önemli bir kısmı insanlar tarafından yazılan tarihle ilgili bilgilerden meydana geldiği tartışmasız bir gerçektir.
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi