Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde dört büyük melek isimleri geçiyor mu?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Cevap

Değerli kardeşimiz

DÖRT BÜYÜK MELEKLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER:

HZ. CEBRAİL (A.S.)

Resulullah (sav) buyurdular ki:

"Allah bir kulu sevdi mi Hz. Cebrail aleyhisselam'a: "Allah falanı seviyor onu sen de sev!" diye seslenir. Onu Cebrail de sever. Sonra o sema ehline: "Allah falanı seviyor onu siz de sevin!" diye nida eder derken bütün sema ehli de onu sevmeye başlar. Sonra onun için arz (halkı arasına hüsn-ü kabul) konur."

Hadisin Müslim'deki rivayetlerinde şu ziyade var:

"Allah Celle Celaluhu bir kula da buğzetti mi Cebrail Aleyhisselam'a: "Ben falancaya buğzettim sen de buğzet!" diye seslenir Ona Cebrail de buğzetmeye başlar. Sonra Cibril sema ehline nida eder: "Allah Celle Celaluhu falan kimseye buğzetti siz de buğzedin." Sonra yeryüzüne onun için buğz vazedilir."[Buhari Tevhid 33 Edeb 41; Müslim Birr 157; Muvatta Şi'r 15; Tirmizi Tefsir Meryem (3160)]

Resulullah (sav) buyurdular ki:

"Allah Teala Hazretleri cenneti yarattığı zaman Cibril aleyhisselam'a: "Git ona bir bak!" buyurdular. O da gidip cennete baktı ve: "(Ey Rabbim!) Senin izzetine yemin olsun onu işitip de ona girmeyen kalmayacak herkes ona girecek!" dedi. (Allah Teala Hazretleri) cennetin etrafını mekruhlarla çevirdi. Sonra: "Hele git ona bir daha bak!" buyurdu. Cebrail gidip ona bir daha baktı. Sonra da: "Korkarım ona hiç kimse girmeyecek!" dedi."

"Cehennemi yaratınca Cebrail'e: "Git bir de şuna bak!" buyurdu. O da gidip ona baktı ve: "İzzetine yemin olsun işitenlerden kimse ona girmeyecektir!" dedi. Allah Teala Hazretleri de onun etrafını şehvetlerle kuşattı. Sonra da: "Git ona bir kere daha bak!" dedi. O da gidip ona baktı. Döndüğü zaman: "İzzetine yemin olsun tek bir kişi kalmayıp herkesin ona gireceğinden korkuyorum!" dedi."[Ebu Davud Sünnet 25 (4744); Tirmizi Cennet 21 (2563); Nesai Eyman 3 (7 3)]

Resulullah (sav) (Hz. İbrahim'in duası olan):

"Ey Rabbim şüphesiz ki o putlar insanlardan pek çoğunu saptırmıştır. Kim bana uyarsa muhakkak ki o bendendir. Kim de emirlerine karşı gelirse şüphesiz ki sen çok bağışlayıcı çok merhamet edicisin." (İbrahim 14/36)

mealindeki ayeti ile Hz. İsa'nın duası olan:

"Eğer onlara azab edersen onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan elbette sen dilediğini yapmaya kadirsin ve sen her şeyi hikmetle yaparsın." (Maide 5/113)

mealindeki ayeti tilavet buyurdu ve ellerini kaldırdı şöyle yalvardı:

"Allah'ım! Ümmetimi (mağfiret et) ümmetimi (mağfiret et!)." ve ağladı. Allah Teala Hazretleri:

"Ey Cibril Muhammed'e git! -Rabbin bildiği halde- niye ağladığını sor." diye emretti: Cebrail aleyhisselam O'na gelip niye ağladığını sordu. (Rabb Teala'ya dönüp Muhammed'in) ne söylediğini -O çok iyi bildiği halde- haber verdi. Bunun üzerine Allah Teala Hazretleri: "Ey Cebrail! Muhammed'e git ve ona söyle ki: 'Biz seni ümmetin hususunda razı edeceğiz asla kederlendirmeyeceğiz.' "(Müslim İman 346)

İbnu Abbas

"Ey Muhammed! Cebrail sana Kur'an okurken unutmamak için acele edip onunla beraber söyleme (sadece dinle). Onu toplamak ve okutmak bize aittir." (Kıyamet 75/16)

mealindeki ayet hakkında şu açıklamayı yaptı:

"Hz. Peygamber (sav) vahiy geldiği zaman büyük bir şiddet (ve ağırlık) hissederdi. Bunun tesiriyle dudaklarını kımıldatırdı.(...) Bu vahiyden sonra Cibril (a.s.) vahiyle gelince sadece dinlerdi. Cibril gidince yeni gelen vahyi kendisine nasıl okunmuş ise öylece okurdu."[Buhari Tefsir Kıyamet 1 2 Bed'ü'l-Vahy 4 Fedailu'l-Kur'an 28 Tevhid43; Müslim Salat 147 (448); Tirmizi Tefsir Kıyamet (3326); Nesai Salat 37 (2 149 159)]

 "Hz. Cebrail aleyhisselam bana komşu hakkında o kadar aralıksız tavsiyede bulundu ki komşuyu varis kılacağını zannettim."[Buhari Edeb 28; Müslim Birr 140 (2624); Ebu Davud Edeb 132 (5151); Tirmizi Birr 28 (1943)]

Resulullah (sav) Hz. Cibril (a.s.)'e:

"Bana niye halen yapmakta olduğundan daha fazla ziyarette bulunmuyorsun?" diye sormuştu şu ayet indi:

"Cebrail Muhammed'e şöyle dedi:"Biz ancak Rabbinin buyruğuyla ineriz geçmişimizi geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O'na mahsustur. Rabbin unutkan değildir." (Meryem 19/64). [Buhari Tefsir Meryem 2 Bedü'l-Halk 6 Tevhid 28; Tirmizi Tefsir Meryem (3157)]

Resulullah (sav) Bedir günü buyurdular ki:

"İşte Cebrail aleyhisselam! Atının başından tutmuş üzerinde de savaş teçhizatı var (yardımınıza gelmiş durumda)!"(Buhari Megazi 11)

"Resulullah (sav) bana: "Ey Aişe! İşte Cebrail! Sana selam ediyor." dedi. Ben de: "Ve aleyhisselamu ve rahmetullahi ve berakatuhu!"dedim. Resulullah benim görmediğimi görürdü."[Buhari Fezailu'l-Ashab 30 Bed'ül-Halk 6 Edeb 11 İsti'zan 16 19; Müslim Fezailu's-Sahabe 91 (2447); Ebu Davud Edeb 166 (5232); Tirmizi Menakıb (3876); Nesai İşretu'n-Nisa 3 (7 69)]

Resulullah (sav) ashabiyle namaz kılarken aniden nalınlarını çıkarıp sol tarafına koydu. Bunu gören cemaat de derhal nalınlarını attılar. Resulullah (sav) namazı tamamlayınca:

"Nalınlarınızı niye attınız?" diye sordu.

"Seni nalınlarını atarken gördük biz de kendi nalınlarımızı attık!" cevabını verdiler.

"Cebrail (as) bana gelip pislik olduğunu haber verdi (onun için attım). Öyleyse sizler mescide gelirken dikkat edin nalınlarınızda bir pislik (kazurat) -veya eza demişti- görürseniz onu silin; o ayağınızda olduğu halde namazınızı kılın."[Ebu Davud Salat 89 (660)]

"Mirac gecesinde bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. "Ey Cebrail! Bunlar da kim?" diye sordum: "Bunlar insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenlerdir." dedi."[Ebu Davud Edeb 40 (4878 4879)]

Hz. İbrahim beraberinde Hz. İsmail aleyhimasselam ve onu henüz emzirmekte olan annesi olduğu halde ilerledi. (...) O sesi yine işitti. Bunun üzerine: "(Ey ses sahibi!) Sen sesini işittirdin bir yardımın varsa (gecikme)!" dedi. Derken zemzemin yanında bir melek (tecelli etti). Bu Cebrail'di. Cebrail kadına seslendi: "Sen kimsin?" Kadın: "Ben Hacer'im İbrahim'in oğlunun annesi..." "İbrahim sizi kime tevkil etti?" "Allah Teala'ya." "Her ihtiyacınızı görecek Zat'a tevkil etmiş." Ayağının ökçesi -veya kanadıyla- yeri eşeliyordu. Nihayet su çıkmaya başladı. Kadın (boşa akmaması için) suyu eliyle havuzluyordu. Bir taraftan da sudan kabına doldurdu. Su ise kadın aldıkça dipten kaynıyordu. İbnu Abbas (ra) dedi ki: (...) (Buhari Enbiya 8)

"Resulullah (sav) Hendek'ten döndüğü zaman silahları bırakıp (elini yüzünü) yıkamış tam başındaki toprakları çırparken Cebrail aleyhisselam geldi. "Sen silahını bıraktın vallahi biz daha bırakmadık! Onlara geri git." dedi. "Nereye kadar?" dedi Resulullah. "Şuraya!" diyerek Beni Kureyza'yı gösterdi. Resulullah (aleyhissalatu vesselam) bu emir üzerine onlarla savaşmaya çıktı. Kureyzalılar hükmüne razı oldular. Hakem olarak Sa'd İbnu Muaz'ı seçtiler. O da: "Ben onlardan muharib olanların öldürülmesine kadın ve çocukların esir edilmesine malların da taksim edilmesine hükmediyorum!" dedi." (...)[Buhari Megazi 30 Cihad 18; Müslim Cihad 67 (1769); Ebu Davud Cenaiz 8 (3101); Nesai Mesacid 18 (2 45)]

Hz. Cebrail aleyhisselam Resulullah (sav)'a gelerek (şöyle) dedi:

"Ey Allah'ın Resulü! İşte Hatice geliyor. Beraberinde bir kap var içerisinde katık -veya yiyecek veya içecek- mevcut. O yanınıza ulaştığı vakit ona Rabbinden (ve benden) selam söyleyin ve onu gürültü ve yorgunluk bulunmayan cennette içerisi oyulmuş inciden mamul bir evle müjdeleyin!"[Buhari Menakıbu'l-Ensar 20 Tevhid 35; Müslim Fezailu's-Sahabe 71 (2432)]

Resulullah (sav) buyurdu ki:

"Allah Teala Hazretleri semada bir işin yapılmasına hükmetti mi Rabb-i Teala'nın sözüne ihtiramla melaike (a.s.) korku ile kanatlarını birbirine vururlar. Rabb Teala'nın işitilen sözü düz bir kaya üzerinde (hareket eden) zincirin sesi gibidir. Meleklerin kalplerinden korku açılınca (Cebrail ve Mikail gibi mukarreb meleklere):

"Rabbiniz ne buyurdu?" diye sorarlar. Onlar da:

"Allah Teala Hazretleri hakkı söylemiştir. Zaten O yüce ve uludur." derler. O'nun sözünü kulak kabartan (şeytanlar gizlice) işitir. Kulak hırsızı şeytanlar (yerden göğe kadar) birbirlerinin üstünde (zincirleme) dizilmiş ve kulak hırsızlığına hazırlanmış bulunur.(...)"[Buhari Tefsir Sebe 1 Hicr 1; Tirmizi Tefsir Sebe (3221)]

Cibril aleyhisselam Resulullah (sav)'a gelerek: "İçinizdeki Bedir ehlini ne addediyorsunuz?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam: "Müslümanların en faziletlisi!" buyurdu. Cebrail: "Biz de Bedir'e katılan melekleri öyle (en faziletlimiz) biliyoruz!" dedi...."[Buhari Megazi 11]

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Cebrail aleyhisselam yanıma gelerek elimden tuttu ve bana ümmetimin gireceği cennet kapısını gösterdi." Hz. Ebu Bekr atılıp: "Ey Allah'ın Resulü! Ben o sırada seninle olmayı ne kadar isterdim ta ki ona ben de bakayım!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ebu Bekr ümmetimden cennete ilk girecek kimse olman sana yetmez mi!" karşılığında bulundular.[Ebu Davud Sünnet 9 (4652)]

MİKAİL (A.S.)

"Uhud günü Resulullah (sav)'ın sağ ve sol iki tarafında beyaz elbiseli iki adam görüyordum. Bunlar şiddetli bir şekilde savaşıyorlardı. Onları ne daha önce görmüştüm ne de daha sonra gördüm. -Yani bunlar Cibril ve Mikail (as) idiler-"[Buhari Megazi 18; Müslim Fedail 46 (2306)]

Resulullah (sav) (bir gün bize) Sahib-i Sur'u (İsrafil'i) zikretti ve dedi ki: "Sağında Cibril solunda da Mikail aleyhimusselam var."[Ebu Davud Hurufve'l-Kıraat 1 (3999)]

"Resulullah (sav)'a namaz kılınca: "Selam Allah'ın üzerine selam Cibril ve Mikail üzerine olsun." derdik. Resulullah (sav):

"Selam Allah'ın üzerine olsun demeyin. Zira Allah selam'ın kendisidir. Ancak şöyle deyin: "Tahiyyat... Allah içindir..."[Nesai İftitah 189 (2 237)]

"Sizin ikinizin melekler arasındaki benzeriniz ile peygamberler arasındaki benzerinizi size haber vereyim mi?

"Ey Ebubekir! Senin melekler arasındaki benzerin Mikail (a.s) misali gibidir. Ki o rahmetle iner. Senin peygamberler arasındaki benzerin İbrahim (a.s) misali gibidir. Kavmi onu yalanladığı ve ona yaptıklarını yaptıkları zaman o buyurdu ki: "Kim bana tabi olursa o Bendendir. Kim ki bana isyan etti ise (Ey Allahım) Sen gafurur rahimsin."

"Ey Ömer! Senin melekler arasındaki benzeri ise Cibril (a.s.) misali gibidir ki O Allah'ın düşmanlarına şiddet nikmet ve azaba iner. Peygamberler arasındaki benzerin ise Nuh (a.s) misali gibidir. Ki o "Ey Rabbim yer yüzünde hiç bir kafir bırakma." dedi. (bk. Vâkıdî Megâzi Beyrut ts. 1/108-110; Taberî Câmiü’l-Beyân XI 273-274; Suyûtî Târîhü’l-Hulefâ s. 139)

"Gökte iki melek vardır. Biri şiddetle diğeri yumuşaklıkla emreder. İkisi de isabetli söyler. Biri Cebrail (a.s.) diğeri Mikail (a.s.)dır. Peygamberlerden de iki tane vardır. Onlardan biri yumuşaklıkla diğeri şiddetle emreder. Biri İbrahim (a.s.) diğeri Musa (a.s.)dır. Benim de iki arkadaşım vardır. Onlardan biri yumuşaklıkla diğeri şiddetle emreder: Ebubekir (r.a.) ve Ömer (r.a)." Ravi: Hz. Ümmü Seleme (r.anha) (Ramuzu'l-Ehadis)

İSRAFİL (A.S.)

Resulullah (sav) (bir gün bize) Sahib-i Sur'u (İsrafil'i) zikretti ve dedi ki: "Sağında Cibril solunda da Mikail aleyhimusselam var." Rezin tahric etmiştir. [Ebu Davud Hurufve'l-Kıraat 1 (3999)]

Resulullah (sav): "Surun sahibi (İsrafil aleyhisselam) sur denen borusunu ağzına dayamış yüzünü çevirmiş kulağını dikmiş üfleme emrini beklerken ben nasıl tereffühle (dünya nimetlerinden) istifade edebilirim?" buyurmuşlardı. Bu sanki ashabına çok ağır gelmişti: "Peki biz ne yapalım -veya ne diyelim- ey Allah'ın Resulü?" diye sordular. Onlara: "Hasbünallah ve ni'mel-vekil (Allah bize yeter o ne güzel vekildir!) Allah'a tevekkül ettik -belki de "tevekkülümüz Allah'adır!" demişti- deyiniz!" diye emir buyurdular.[Tirmizi Kıyamet 9 (2433)]

AZRAİL (A.S.)

"Azrail (a.s.)'ın adamın canını alma çaresine girişmesi bin kılıç darbesinden şiddetlidir. Ölen bir mü'minin bütün damarları ölüm acısını öyle duyar ve Allah'ın düşmanı da (şeytan da) her zamandan daha yakındır insana." Ravi: Hz. Ata İbni Yesar (r.a.)(Ramuzu'l-Ehadis)

İlave bilgi için tıklayınız:

BÜYÜK MELEKLER...

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet