Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Hz. Meryem hakkında bilgi verir misiniz?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Cevap

Değerli kardeşimiz

HZ. MERYEM:

Bir Müslüman olarak "Kur'an'da ismi geçen tek kadın: Hz. Meryem" isimli şiirimle ve İnfo Dergisi'nde yayınlanan "Hepimizin Meryem'i" makalemle Hz. Meryem ile ilgili düşüncelerimi daha önce anlatmaya çalışmıştım. Şimdi başka bir açıdan meseleyi ele almak istiyorum. Kur'an-ı Kerim Hz. Meryem'i namusunu en iyi koruyan örnek ve âlemlere üstün kılınmış üstün iffet ve ismet sahibi bir kadın olarak anlatıyor. Meryem ismini bizler sevdiklerimize veriyoruz. Türkiye'de halkımız ona Meryem Ana diyor. Efes'teki evini ziyaret ediyor ve mezarının da orada olduğunu düşünüp seviniyor.

Büyük müfessir Fahruddin Râzî tefsirinde diyor ki:

"Allah Âdem'i o zamanki mahlukattan daha üstün ve temiz bir fıtratta yarattı. Sonra Cenab-ı Hak ruhanî kuvvetlerin gelişmesini ve kemâle ermesinin Âdem'in soyundan belli kısmına nasip etti onları çoğalttı. Sonra Nuh'a daha sonra İbrahim'e geldi. Sonra İbrahim'den iki kol ayrıldı; İsmail ve İshak. İsmail Hz. Muhammed'in kudsî ruhunun zuhuruna ve seçilmesine başlangıç oldu. İshak da evlâddan evlâda tâ Âl-i İmran'a kadar Yakup soyundan peygamberliğe ve İys silsilesiyle mülke başlangıç oldu ve bu hâl Hz. Muhammed'in zuhuruna kadar sürüp gitti. Bütün peygamberler zaman içinde âlemlerin en seçkinleri idiler. Nihayet Hz. Muhammed'in zuhuru ile gerek nübüvvetin nuru gerek mülk şerefi Hz. Muhammed (s.a.s.)'e intikal etti." (Râzi Tefsiri VIII 22)

Hz. Meryem'in babası Metan'ın oğlu İmran'dır ki bu da İyşa oğlu Davud oğlu Süleyman peygamber soyundandır. Bu soy da yine Yakub oğlu Yahuda'nın soyudur... Aslında Hz. Musa ve Hz. Harun'un babalarının ismi de İmran'dır. Musa ve Harun peygamberlerin ablalarının ismi de Meryem'dir. Bu iki İmran arasında bin sekiz yüz (1800) sene geçtiği de söylenmiştir.
İşte Hz. Meryem böyle soylu bir aileden gelmektedir...

Aslında bütün bunlardan vardığımız nokta Hz. İbrahim Aleyhisselam. Oradan ikinci atamız Hz. Nuh Aleyhisselam. Oradan da birinci atamız Hz. Âdem Aleyhisselam. Biz insanlar olarak aynı kökteniz..

Bediüzzaman Said Nursi diyor ki:

"Evet inkâr edemezsin ki sen bir adamla beraber bir taburda bulunmakla o adama karşı dostane bir râbıta anlarsın ve bir kumandanın emri altında beraber bulunduğunuzdan arkadaşça bir alâka telâkki edersin. Ve bir memlekette beraber bulunmakla (hemşehri olarak) kardeşçe bir münasebet hissedersin. Halbuki imanın verdiği nur ve şuur ile ve sana gösterdiği ve bildirdiği Esmâ-i İlahiye (Allah'ın Güzel İsimleri) sayısınca birlik alâkaları ve ittifak rabıtaları ve kardeşlik münasebetleri var. Meselâ her birinizin Yaradanınız bir. Mâlikiniz bir Mabudunuz bir Râzıkınız (rızkınızı veren) bir... Bir bir bine kadar (Yani insanda tecelli eden Cenab-ı Hakk'ın binbir ismi sayısınca) bağlarınız var." (B.S. Nursî Yirmi İkinci Mektup).

Şefkatli masum Meryem imajı zihinlerde iffet ve namus timsali Meryem Ana da biz Anadolu insanlarının gönüllerindedir. Bu sevgidendir ki Efes'te onun evi olduğunu kabul ettiğimiz gibi mezarının da oralarda olduğunu tahayyül eder ve bunun kesin bir gerçek olmasını çok isteriz. Onun ismini kız çocuklarımıza verir ve “anamız” olarak kabullenerek onu “Meryem Ana” olarak anarız. Bazı Müslüman hanımlar onu rüyalarında görür ve bütün İslâm büyüklerinin ruhuna Fatiha ve Yasin sûrelerini okuyup sevaplarını bağışladıkları gibi Hz. Meryem Ana'mızın ruhuna da bağışlarlar. O Müslüman ve Hristiyanları birbirlerine yaklaştıracak ortak buluşma noktalarımızdan birisidir.

Hz. Meryem açık ve kapalı olarak Kur’an-ı Kerim’de 13 sûrede 35 defa geçer.(1)

Hz. Meryem'in annesi hâmile kalınca karnındakini Allah için mabede hizmet etsin diye adakta bulunmuş fakat doğum gerçekleşince anne ne yapacağını şaşırmıştı. Çünkü doğan bir kız idi; mabede nasıl hâdim olacaktı? İsmini Meryem koyup Allah'a ısmarladı. Cenab-ı Hak onun duasını daha güzel bir şekilde kabul etti. Gerçi ona bir erkek evlâd vermemişti; ama kıyamete kadar şerefli namı şöhretle anılacak ve milyarların peşinden gideceği büyük bir peygamberin annesi olacak bir Meryem ihsan etmişti. Allahü Teâlâ bizzat onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Çünkü anne ve de baba İmran da vefat edince Meryem yetim kalmıştı. Bu şerefli hanedanın yetim yavrusunun bakımını kimin üzerine alacağı konusunda kur’a çekildi. Neticede Meryem teyzesinin kocası Zekeriyya Peygamber'in himayesine verildi.

Dünya kadınlarının üzerinde bir seçkinlik ve temizliğe mazhar olan Meryem'e daha çocukken melekler gelip onu taltif etmiş ve şükürle ibadet etmesi telkininde bulunmuşlardı. Annesinin duâsı kabul olduğu için Meryem mabedde uygun bir yerde kendisini ibadete vermişti. Meleklerin ziyareti devam ediyordu. Ona önceden müjde vermişlerdi: "Senin İsa Mesih diye dünya ve ahirette şeref ve itibar sahibi bir oğlun olacak. O hem Allah'a çok yakınlar içinde bulunacak hem de beşikte konuşacak!" diye. Meryem bu şok habere "Bana hiç insan eli değmeden nasıl bir çocuğum olacak?" diye karşılık vermişti. Ona "Allah dilediğini yaratır. Ne isterse ona sadece ol demekle onu oldurur." denildi.

Gelenler sadece melekler değildi; cennet meyveleri de geliyordu. Çünkü Hz. Meryem lâhûti ruhanî bir âlemde semavîleştikçe o âlemlerin vâridatı da ona akıyordu. Onun için bu mesele Hz. Zekeriyya Peygamber'in dikkatini çekmişti de "Bunlar nereden geliyor sana Ya Meryem?" diye sormuştu. O da bu harikalar kuşağından gelen nimetler için "Allah katından geliyor bana!" demişti.

Ne güzel bir âdettir ki camilerimizin mihrablarında bu harika olayı anlatan Kur'an âyetleri özene bezene yazılmış mabedlerimizin alınlarına bir taç gibi nakşedilmiştir.

Bir ara Hz. Meryem ehlinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmiş hem de araya bir perde çekmişti. İşte o zaman için Allah Kur'an'da buyuruyor ki "Biz ruhumuzu göndermiştik de Meryem'e tam bir insan şeklinde görünmüştü."(Meryem 19/17) Meleklerin daha önce Meryem'e verdikleri aynı müjdeyi verdi gelen ruh. İffetli Meryem ürperip telâş gösterince ruh Allah'ın kudretinin her şeye kadir olduğunu bu meselenin bir mucize olarak gerçekleşeceğini ifade etti.

Kaderin ezelde plânladığı şekilde Hz. Meryem hâmile kalmıştı...

Bu mucize yaratılışı Bediüzzaman’ın talebelerinden merhum Mehmet Feyzi Pamukçu şöyle bir tasnifle anlatırdı: "Cenab-ı Hak Rûm Sûresi'nde (30/22) dillerde ve renklerde çeşitliliği anlatarak çok çeşitli şekillerde yaratma kudretine sahip olduğunu anlatmaktadır. Hz. Âdem'i anasız babasız yaratmış sonraki insanları ise bir ana ve babadan yaratmaktadır. Hz. İsa aleyhisselâm'ı babasız yaratarak halkayı tamamlamıştır."

Yasin Sûresi'nin (36/79) âyetinde Cenab-ı Hak yaratmanın her çeşidini bildiğini ifade buyurmaktadır. Zaten bütün melekleri ve Hz. Âdem gibi canlıların ilk atalarını anasız-babasız olarak yaratmıştır. Arılara gelince kraliçe arı erkekten aldığı spermleri bir torbada toplar. Eğer spermleri aşılarsa dişi arı yavruları olur. Aşılamazsa erkek yavruları olur. Yani erkek arıların babaları yoktur. İşte görüldüğü gibi Cenab-ı Hakk'ın yaratma hususunda hayret ve hayranlık verecek harikulâde sanatları vardır. Onun yaptığı her şeyde bir hikmet ve sır söz konusudur. Bize düşen bu yaratma armonisinden ibret almak onun haşmet ve azameti karşısında bir kul olarak gerçek vaziyetimizi takınmaktır.

Hz. Meryem'in doğum sancıları tutunca uzak bir yere çekildi... Hem maddî sancı vardı hem de manevî sancı ve ıstırap. Çünkü bu doğumu insanlara nasıl izah edecekti? Ölmeyi unutulup gitmeyi temenni ediyordu. Ama Allah'ın hikmeti başka idi. Hz. Meryem geldiği bu tepede bir hurma dalına tutunmuş dertlerle kıvranırken ona tesellikâr hüzün giderici kışı bahara çeviren lâhûtî bir hitap geldi:

"Sakın üzülme Rabb'in alt tarafında bir su arkı yarattı sana. Hurma dalını kendine doğru silkele üzerine devşirilmiş taptaze hurmalar dökülsün. Ye iç gözün aydın olsun."

Kur'an âyetlerinin anlattığı bu sahnedeki dekorda kullanılan taze hurma ve su günümüzde ideal doğum evlerinin işaretini vermektedir. Çünkü hem taze hurma hem de su hatta su sesi doğumu kolaylaştırmakta hâmilelere huzur ve rahat bir ortam hazırlamaktadır. Taze hurmanın süt artırıcı özelliği de bilinmektedir...

Ayrıca İlâhî bir telkin olarak Hz. Meryem'e insanların karşısına çıktığı zaman 'susma orucu' tutması hiçbir insanla konuşmaması bildirilmişti.

İnsanlar onun karşısına çıkıp ileri geri konuşmaya başlayınca Hz. Meryem kundaktaki Hz. İsa'ya işaret etti. Evet İsa aleyhisselam da "Ben Allah'ın kuluyum. Allah bana kitap verdi beni peygamber kıldı beni bulunduğum her yerde mübarek kıldı yaşadığım müddetçe namaz kılmamı zekât vermemi emretti. Beni anneme hürmetkâr eyledi; zorba ve isyankâr eylemedi. Doğduğum gün de öleceğim gün de ve dirileceğim gün de benim üzerimedir bütün selâm ve emniyet.." dedi. Beşikte konuşması da ayrı bir mucize idi.

Hz. İsa zaten Allah'ın bir kelimesiydi. Kelime bebek iken de konuşmuştu işte.

Elbette Cenab-ı Hakk'ın Hz. Muhammed aleyhisselam'a Kur'an'da hem müstakil bir sûre ile (Meryem Sûresi) hem diğer sûrelerdeki âyetlerle Hz. Meryem'den bahsetmesinin çok hikmet ve sırları vardır. Bilhassa Hz. Muhammed aleyhisselam'ın puta tapan inkârcılar karşısında çektiği sıkıntılara karşı bir teselli olması bakımından Hz. Meryem'in başından geçenlerin anlatılmış olması çok mühimdir.

1) Bakara (2) Âl-i İmran (7) Nisa (4) Maide (10) Tevbe (1) Meryem (2) Mü'minûn (1) Ahzab (1) Zuhruf (1) Hadîd (1) Sâff (2) Tahrim (1) Zamirle Enbiya (1). Meryem oğlu İsa terkibiyle sık geçer.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet