Abdullah Parlıyan Meali
Ve olacak olanı bekleyin bakalım; doğrusu, biz de bekleyeceğiz.”
Ahmet Varol Meali
Bekleyin. Biz de beklemekteyiz."
Ali Bulaç Meali
Ve gözleyip durun; gerçekten biz de gözleyip duruyoruz.'
Diyanet İşleri Meali (Eski)
121,122. İnanmayanlara: "Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu biz de yapıyoruz; bekleyin, biz de bekliyoruz" de.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
“Bekleyin, biz de bekleyeceğiz.”
Diyanet Vakfı Meali
Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz!
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Siz bekleyin görün, biz de bekleyip göreceğiz.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Ve gözetin herhalde biz göetiyoruz
Hasan Basri Çantay Meali
«Siz gözetleyin, biz de her halde gözetleyiciyiz».
Hayrat Neşriyat Meali
“Ve (siz bizim âkıbetimizi) bekleyin; doğrusu biz de (sizin âkıbetinizi)bekleyenleriz.”
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
«Ve siz gözetiniz, şüphesiz ki biz de gözetenleriz.»
Suat Yıldırım Meali
121, 122. İman etmeyenlere de de ki: “Siz yerinizde sayarak elinizden geleni yapın, ama biz de çalışacağız, gerekeni yapacağız. Siz bizim için felaket gözleyin bakalım, biz de eski ümmetlerin başına gelen felaketlerin size gelmesini gözleyip bekliyoruz.
Şaban Piriş Meali
Bekleyin, biz de bekliyoruz.
İbni Kesir
Bekleyin, biz de bekleyeceğiz.
Seyyid Kutub
Bekleyiniz bakalım, biz de bekliyoruz.
Tefhim-ul Kuran
Ve gözleyip durun; gerçekten biz de gözleyip durmaktayız.»
Yusuf Ali (English)
"And wait ye! We too shall wait."(1625)*
M. Pickthall (English)
And wait! Lo! we (too) are waiting.