Abdullah Parlıyan Meali
Ve onları kovulmuş her türlü şeytani güce karşı, koruma altına aldık.
Ahmet Varol Meali
Ve onu, her kovulmuş şeytandan koruduk.
Ali Bulaç Meali
Ve onu her kovulan şeytandan koruduk.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
Diyanet Vakfı Meali
Onları, taşlanmış (kovulmuş) her şeytandan koruduk.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ve göğü taşlanan bütün şeytanlardan koruduk.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Hem onu her «şeytanir racîm»den hıfz ettik
Hasan Basri Çantay Meali
Biz onları taşlanan (sürülen, koğulan) her şeytandan koruduk.
Hayrat Neşriyat Meali
Hem onu, her kovulmuş olan şeytandan koruduk.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve onu her bir taşlanmış şeytandan koruduk.
Suat Yıldırım Meali
16, 17, 18. Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar. [25, 61; 85, 1; 26, 212; 37, 8-10] {KM, Luka 10, 18}*
Şaban Piriş Meali
Onu lanetlenmiş şeytanlardan koruduk.
İbni Kesir
Ve onları kovulmuş her şeytandan koruduk.
Seyyid Kutub
Göğü bütün kovulmuş şeytanlardan koruduk.
Tefhim-ul Kuran
Ve onu her kovulan şeytandan koruduk.
Yusuf Ali (English)
And (moreover) We have guarded them(1951) from every evil spirit accursed:(1952)*
M. Pickthall (English)
And We have guarded it from every outcast devil,