Abdullah Parlıyan Meali
Ve tan yeri ağarırken, hak ettikleri azabın gürültüsü, apansız yakaladı onları.
Ahmet Varol Meali
Derken güneşin doğma vaktine girmeleriyle birlikte onları o çığlık alıverdi.
Ali Bulaç Meali
Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Derken güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.
Diyanet Vakfı Meali
Güneş doğarken onları o korkunç ses yakaladı.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakaladı.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Derken işrak vaktine girdikleri sırada bunları o sayha tutuverdi
Hasan Basri Çantay Meali
Derken onları, işrak vakfına girdikleri sırada, o (korkunç) ses yakalayıverdi.
Hayrat Neşriyat Meali
Nihâyet gündoğumuna ulaşan kimseler iken o (korkunç) ses onları yakaladı.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Artık onları işrak vaktine girdikleri sırada, o sayha tutuverdi.
Suat Yıldırım Meali
Güneş doğarken o korkunç ses bastırıverdi onları!
Şaban Piriş Meali
Güneşin doğuşuyla birlikte onları bir çığlık yakaladı.
İbni Kesir
Tan yeri ağarırken çığlık onları yakalayıverdi.
Seyyid Kutub
Tanyeri ağarırken korkunç bir gürültüye tutuldular.
Tefhim-ul Kuran
Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi.
Yusuf Ali (English)
But the (mighty) Blast(1996) overtook them before morning,*
M. Pickthall (English)
Then the (Awful) Cry overtook them at the sunrise.