Abdullah Parlıyan Meali
Böylece sana, en büyük delillerimizden bir kısmını gösterelim.
Ahmet Varol Meali
Böylece sana, büyük mucizelerimizden (birini) göstermiş olalım.
Ali Bulaç Meali
'Öyle ki, sana büyük mucizelerimizden (birini) göstermiş olalım.'
Diyanet İşleri Meali (Eski)
21,22,23. Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın" dedi.*
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
22,23. “Sana büyük mucizelerimizden birini daha göstermemiz için elini koynuna sok ki bir başka mucize olarak, (alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir hâlde çıksın.”[356]*
Diyanet Vakfı Meali
Ta ki, sana, (böylece) en büyük âyetlerimizden bazılarını gösterelim.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
"Bunları sana en büyük mucizelerimizden (bir kısmını) gösterelim diye yaptık."
Elmalılı Meali (Orjinal)
ki sana en büyük âyetlerimizden gösterelim
Hasan Basri Çantay Meali
«Tâki sana en büyük âyetlerimizden (birini daha) gösterelim».
Hayrat Neşriyat Meali
“Tâ ki sana en büyük mu'cizelerimizden bazılarını gösterelim!”
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
«Tâ ki, sana en büyük âyetlerimizden gösterelim.»
Suat Yıldırım Meali
Böylece sana en büyük mûcizelerimizden birini göstermek istiyoruz.
Şaban Piriş Meali
Sana büyük mucizelerimizden gösterelim.
İbni Kesir
Bununla sana daha büyük mucizelerimizi gösterelim.
Seyyid Kutub
Böylece sana birkaç büyük mucizemizi göstermek istedik.
Tefhim-ul Kuran
«Öyleki, sana büyük mucizelerimizden (birini) göstermiş olalım.»
Yusuf Ali (English)
"In order that We may show thee (two) of our Greater Signs.
M. Pickthall (English)
That We may show thee (some) of Our greater portents,