Abdullah Parlıyan Meali
Ötekiler de: “Zaten siz, inanan kimseler değildiniz.
Ahmet Varol Meali
(Ötekiler de) derler ki: "Hayır siz zaten mü'minler değildiniz.
Ali Bulaç Meali
(Diğerleri de:) 'Hayır' derler. 'Zaten siz mü'min kimseler değildiniz.'
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Diğerleri de onlara şöyle derler: “Hayır, siz zaten mü’min kimseler değildiniz.”
Diyanet Vakfı Meali
29, 30. (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
(İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."
Elmalılı Meali (Orjinal)
Yok, diyorlardır: siz inanmamıştınız
Hasan Basri Çantay Meali
(Metbu'ları da:) «Hayır, siz (esasen) îman ediciler değildiniz», derler,
Hayrat Neşriyat Meali
(O reisler ise) derler ki: “Bil'akis, (siz zâten) mü'min kimseler olmamıştınız.”
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Metbû bulunanlar da derler ki: «Hayır. Siz mü'min kimse olmuş değildiniz.»
Suat Yıldırım Meali
29, 30, 31, 32. “Hayır, bilakis! derler öbürleri, siz zaten iman eden kimseler değildiniz. Hem bizim, sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu ki! Bilakis, siz azgın bir gürûh idiniz! ”“Ne dersek boş! Artık Rabbimizin azap hükmü hakkımızda kesinleşti. Biz hak ettiğimiz cezayı mutlaka tadacağız. Evet, sizi biz kışkırttık, çünkü biz de azmış durumdaydık. ”
Şaban Piriş Meali
Diğerleri de derler ki;-Hayır, siz inanan kimseler değildiniz.
İbni Kesir
Onlar da derler ki: Hayır, siz zaten iman edenler olmamıştınız.
Seyyid Kutub
Onlar da şöyle derler: «Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz.»
Tefhim-ul Kuran
(Diğerleri de:) «Hayır» derler. «Zaten sizler mü'min olanlar değildiniz.»
Yusuf Ali (English)
They will reply: "Nay, ye yourselves had no Faith!(4053)*
M. Pickthall (English)
They answer: Nay, but ye (yourselves) were not believers.