Abdullah Parlıyan Meali
İnsanlara yapılabilecek en küçük bir iyiliği ve yardımı da esirger ve sakınırlar veya zekat vermeye engel olurlar ve reddederler.
Ahmet Varol Meali
Ve zekatı (veya emaneti) vermezler.
Ali Bulaç Meali
Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekatı) da' engellemektedirler.
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Onlar basit şeyleri dahi vermezler.
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ufacık bir yardıma bile engel olurlar.
Diyanet Vakfı Meali
6, 7. Onlar gösteriş yapanlardır; hayra da mâni olurlar.*
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Ve yardımlığı sakınırlar (zekatı vermezler).
Elmalılı Meali (Orjinal)
Ve yardımlığı sakınır (zekâtı vermezler)
Hasan Basri Çantay Meali
Zekâtı da men'ederler onlar.
Hayrat Neşriyat Meali
Ve mâûn'u (zekâtı)(1) men' ederler!*
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ve men edilmesi mutad olmayan bir şeyi bile men ediverirler.
Suat Yıldırım Meali
5, 6, 7. Ki onlar namazlarından gafildirler (Kıldıkları namazın değerini bilmez, namaza gereken ihtimamı göstermezler). İbadetlerini gösteriş için yapar, zekât ve diğer yardımlarını esirger, vermezler. [4, 142; 4, 38; 2, 264; 8, 47]*
Şaban Piriş Meali
Ufak tefek yardıma bile engel olanlara..
İbni Kesir
Ve zekatı da men'ederler.
Seyyid Kutub
En ufak bir yardımı esirgerler.
Tefhim-ul Kuran
Ve 'ufacık bir yardımı (veya zekâtı) da' engellemektedirler.
Yusuf Ali (English)
But refuse (to supply) (even) neighbourly needs.(6285)*
M. Pickthall (English)
Yet refuse small kindnesses!