Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕Değerli kardeşimiz
Arapça’da köleye de kula da “abd” denir. Biri "Abdullah"tır biri “abdu fulan”dır.
İnsanlık tarihi boyunca kölelik ya bilfiil veya bilkuvve vardı. Yani ya gerçekten veya dolaylı olarak bir kölelik söz konusu idi. Farklı çağlara/devirlere göre renk değiştiren bu kurum bazen köle-efendi bazen esir-muharip bazen işçi-patron bazen memur-âmir bazen yönetilen-yöneten bazen emek-servet bazen reaya-kral bazen ezilen-ezen bazen yurttaş-devlet profiliyle sahnede arz-ı endam etmiştir.
- İslam dininin Allah tarafından gönderilmesinin bir hikmeti kulun kula kul olduğu sistemleri kaldırıp herkesin eşit şekilde yalnız Allah’a kul olduğu bir nizama kavuşturmaktır. “Hiçbir Arabın Arap olmayana hiçbir Arap olmayanın Araba hiçbir beyazın siyahîye hiçbir siyahînin beyaza üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva ile/Allah’a karşı gösterilen saygıyladır.” (bk. Tirmizi Tefsir sure 49) mealindeki hadis-i şlerif bu hakikatin belgesidir.
- Bizi yoktan var eden varlıkta durduran bin bir çeşit maddî-manevî nimetlerle donatan ölümden sonra tekrar dirilterek ebedî bir hayatta sonsuz lütuflarla ikramlara boğan Allah’a kul olmak gibi en şerefli bir makamda bulunmak ile bizim gibi âciz fakir elinden -yaratma noktasında- hiçbir iş gelmeyen zavallı bir kula kul-köle olmak gibi insanlık onurunu zedeleyen bir konumda olmak arasında fark açıktır.
- Hiç yaratanla yaratılan bir olur mu? Yaratana kul olmak ile yaratılana kul olmak arasındaki farkı görmemek mümkün değildir. İki kul arasında yerden göğe fark vardır.
Hz. Muhammed (a.s.m) kulluğun zirvesi olan Mirac'a çıkarken Allah ona en yüksek paye olarak “abd = kul” unvanını vermiştir.(İsra 17/1).
İlave bilgi için tıklayınız: İslam'ın esirlere ve kölelere bakışı nasıldır?
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi