Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Bayanlarda yüz saça göre daha fazla dikkat ve ilgi çekmiyor mu; neden saç örtülüyor da yüz örtülmüyor?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Cevap

Değerli kardeşimiz

Günümüzde ülkemizin bazı yörelerinde ve diğer bazı İslâm ülkelerinde özellikle genç kadınların sokakta yabancı erkeklere karşı yüzlerine baş örtülerinden ayrı olarak yüzü göstermeyen fakat bunu takanın dışarıyı görebileceği bir tül taktıkları görülür. Kimi zaman da baş örtüsünün bir bölümü ile iki göz veya bir gözün dışında kalan yüz kısmı örtülür.

Kadının yüz kısmının sokakta veya yabancı erkeklerin yanında örtülüp örtülmemesi problemini İslâmî açıdan şu şekilde değerlendirmek mümkündür.

Kur'an-ı Kerim'de kadının örtünme sınırları şöyle belirlenir:

"Ey Peygamber! Mümin kadınlara söyle gözlerini haramdan sakınsınlar ırzlarını ve namuslarını korusunlar açıkta kalan yerler dışında ziynetlerini göstermesinler. Baş örtülerini yakalarının üstüne indirsinler." (Nûr 24/31);

"Ey Peygamber! Hanımlarına kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle. (Bir ihtiyaç için dışarıya çıkarken) dış örtülerini üzerlerine alıp örtünsünler. Bu onların başkaları tarafından tanınıp rahatsız edilmemeleri için daha uygundur." (Ahzâb 33/59);

"İlk cahiliye devri kadınlarının açılıp saçıldığı gibi açılıp saçılmayın." (Ahzâb 33/33);

"Kadınlar gizledikleri süslerinin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar." (Nûr 24/31)

Yukarıdaki ayetlerde bir "baş örtüsü" bir de "dış örtü" olmak üzere iki parça örtüden söz edilmektedir. Baş örtüsünün yakaların üstüne inecek şekilde örtülmesinden amaç; kadının baş saç kulak boyun gerdanlık ve göğüs kısımlarının örtülmesidir. Çünkü İslâm'dan önceki Arap kadınlarının başları tam olarak açık değildi. Onlar baş örtülerini enselerine bağlar veya arkalarına bırakırlar yakaları önden açılır gerdanları ve gerdanlıkları açıkta kalır ziynetleri görünürdü. Dış örtü ise kadının vücûdunu örten altını göstermeyen ve vücut hatlarını ortaya koymayacak şekilde bolca olan bir örtüdür.

Yüzün örtülmesine ait ayetlerde bir açıklık yoktur. Ancak "ziynetlerini veya ziynet yerlerini açmasınlar" ifadesinden kadının yüzünün ziynet ve güzellik yeri olduğu düşünülerek bu kısmın örtülmesi gerekip gerekmediği İslâm hukukçularınca tartışılmıştır.

Hanefi ve Mâlikîlere göre örtünmeyi emreden ayette; "ziynetlerden açıkta kalan yerler müstesnâ" (Nûr 24/31) ifadesi; kadının sokakta örtmek zorunda olmadığı bazı yerlerinin bulunduğunu gösterir. Bu yerler de yüz ve ellerden ibarettir. Bazı sahabe ve tâbiîlerden bu görüş nakledilmiştir. Saîd b. Cübeyr Atâ ve Dahhâk bunlardandır (bk. et-Taberî Câmiul-Beyân fî Tefsîril-Kur'an XVIII / 118).

Bu konuda dayanılan önemli delillerden birisi de Hz. Âişe (r.anhâ) dan nakledilen şu hadistir:

"Ebû Bekr (r.a)'in kızı Esmâ (ö. 73/692) üzerinde ince bir elbise varken Allah Resulünün yanına geldi. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirerek şöyle buyurdu:

"Ey Esmâ! Kadın âdet görme yaşına ulaşınca şurası ve şurasından başka yerinin görülmesi uygun değildir. " O bunu söylerken yüzünü ve ellerini gösterdi" (Ebû Dâvud Libâs 31; Kurtubî el-Câmi' Li Ahkâmil-Kur'an Beyrut 1405 XII 229).

Diğer yandan kadının namazda ellerini ve yüzünü açık tutabileceği konusunda görüş birliği vardır. Namaz dışında da bu yerlerin avret sayılmaması gerekir. Çünkü namazda avret yerlerinin örtülmesi farzdır. Bu yerlerin örtülmemesi farz olmadığını gösterir. Kadın hacta da el ve yüzünü açık tutmaktadır.

Kadın iş yaparken gerekli eşyayı tutarken ve hatta örtüsünü örterken bile ellerini açmaya muhtaç olduğu gibi çevresini görme nefes alıp verme bakımından yüzünü örtmesinde güçlük vardır. Diğer yandan şahitlikte mahkemede ve nikâh gibi muamelelerde yüzün açılmasına ihtiyaç vardır. Bu yüzden "Zaruretler kendi miktarlarınca takdir olunur." kaidesince bunların açılmasında bir sakınca yoktur. (Elmalılı Hak Dini Kur'an Dili İstanbul 1960 V 3505 3506).

Şâfiî ve Hanbelîlere göre yüz ve eller de avret yeri sayılır. Onlara göre "Ziynetlerini açmasınlar" ayeti ziynetin açılmasını yasaklamaktadır. Ziynet de ya yaratılıştan olur yüz ve eller de bu kapsama girer. Ya da dışarıdan süsleme şeklinde olur. Elbise mücevherat boyama kaş yakınma gibi. Ayet ziynetlerin açılmasını mutlak olarak yasakladığına göre yabancı erkeklerin yanında ziynet sayılan yerlerin açılmaması gerekir. Bu iki mezhep "Ziynetlerden açıkta kalan kısım müstesnâ..." ifadesini kasıt ve tasarlama olmaksızın kendiliğinden rüzgar bağın çözülmesi vb. sebeplerle örtünün açılması şeklinde te'vil etmiştir (Muhammed Alî es-Sâbûnî Tefsîru Âyâtil-Ahkâm Dımaşk 1397/ 1977 II 155).

Hadisten dayandıkları deliller şunlardır: Cabir b. Abdillah

"Allah elçisine ansızın bakışın durumunu sordum. "Gözünü çevir." buyurdu." demiştir. (Ebû Dâvud Nikâh 43; Tirmizî Edeb 28; Ahmed b. Hanbel IV 358 361).

Ansızın bakılan yerin kadının eli ve yüzü olması akla ilk gelen husustur. Abdullah b. Abbas (r.anhümâ)'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir:

"Allah Resulu Fadl b. Abbas'ı hacda terikesine almıştı. Fadl güzel saçlı ve yakışıklı bir genç idi. Bir kadın gelip Allah Resulünden fetvâ sordu. Fadl ona bakıyor o da Fadl'a bakıyordu. Allah Resulü Fadl'ın yüzünü öbür yana çevirdi." (Buharî Meğazî 77; Hac I ; Müslim Hac 407).

Buradaki örtme fitneye düşme yani zinaya yol açma tehlikesi yüzündendir. Ancak hadislerde "kadının yüzünü örtünüz" veya "kadının yüzü de avrettir" anlamı açıkça ifade edilmemiştir. Bazı sahabilerin kadınlara şehvetle bakmaları veya anlamlı bakışlarıyla kadınları rahatsız etmeleri önlenmek istenmiştir. Böyle bir fitne korkusu doğunca mümin kadınların da iffetlerini koruması ve erkeklerin dikkatli bakışlarına hedef olmaması amaçlanmalıdır. Sahabe hanımlarının yüzlerini örttükleri açık olarak nakledilmediği için bu konuda bir icma'ın varlığından söz edilemeyeceği gibi; peçe örtmenin farz veya sünnet olduğunu söylemek de güçtür. Belki genç ve güzel bazı bayanların erkeklerin rahatsız edici bakışlarından korunmak ve gönül dünyalarını daha temiz tutabilmek için başvurdukları bir korunma biçimidir.

(Bilgi için bk. Kurtubî a.g.e. XII 229 vd.; es-Sâbunî a.g.e. II 154 vd.; et-Taberî a.g.e. XVIII 118; Muhammed Eyyûb Kâkül 2. baskı Suriye t.y. s. 27 vd.; Elmalılı a.g.e. V 3505 vd.; İbrahim Cemel Müslüman Kadının Fıkıh Kitabı terc. Beşir Eryarsoy İstanbul 1989 s. 124 vd.; Faruk Beşer Hanımlara Özel İlmihal İstanbul 1989 s. 243 vd.).

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi