Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕Değerli kardeşimiz
Üzerinde kaza orucu bulunan kişinin zimmetten kurtulmak için bu kaza oruçlarını tutmakta acele etmesi ve başladıktan sonra da peşi peşine sürdürmesi müstehap olur. Böyle yapmaz da kaza oruçlarını tutmayı geciktirir veya peşi peşine değil de aralıklı olarak tutarsa sahih olmakla birlikte menduba muhalefet etmiş olur.
Hanefi mezhebine göre ramazanın tutulmayan veya bozulan orucunu belli bir vakte bağlı olmaksızın geniş zaman içinde kaza etmek vaciptir. Kazaları ikinci Ramazan ayının girişine kadar erteleyen kişi günahkâr olmaz.
Yalnız meşru mazereti olmaksızın Ramazan orucunu kasten bozan kişinin bunu acilen kaza etmesi vaciptir. Ayrıca bir sonraki Ramazan'a geçen Ramazan'dan kazaya kalmış günler sayısınca yaklaşılmış ise bu takdirde kazaya kalan oruçları acilen tutmak da vacip olur. (Şirbînî Mugni'l-Muhtâc 2/187.)
Zimmetinde Ramazan orucunun kazası bulunan kişinin bu orucunu kaza etmeden nafile oruç tutması mekruhtur.
Bir kişi zimmetinde bulunan kaza oruçlarını tutmaz da ikinci Ramazan ayı girerse bu durumda kazaya ek olarak fidye vermesi de gerekir. Fidye her bir günün orucu için bir fakire yemek yedirmektir.
Hanefi mezhebine göre bir sonraki Ramazan ayı girinceye kadar kaza oruçlarını tutmamış olan kişinin fidye vermesi gerekmez. Bu geciktirme bir mazeretten ötürü olsa da olmasa da aynı hükme tâbidir.
Fidye ancak ikinci Ramazan'ın girişinden önce kaza etme imkânı bulup da kaza etmeyen kişinin üzerine vacip olur. Kaza etme imkânını bulmadan bir sonraki Ramazan ayına girilse bile fidye vermek gerekmez. Kaza oruçlarını tutamamış olan kişinin fidye borcu yılların tekerrürü ile katlanarak artar.
(Mehmet Keskin Büyük Şafii İlmihali s. 328)
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi