Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Şekerli sakızı çiğnemek orucu bozar mı?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Soru Detayı

- Eğer bozarsa kaza mı kefaret mi gerekir?
- Her sorduğum hoca farklı cevap veriyor hangisine uyacağız?

Değerli kardeşimiz

Prensip olarak ağızdan mideye inmeyen bir şey orucu bozmaz. Sakız da boğazdan mideye inmediğine göre orucu bozmaz. Ancak şekerli sakızdan mideye inen bir şeyler / şeker vardır. Bu sebeple bir tadı olan(tatlı tuzlu acı vs.)bir maddeyi ağızda çiğnemek orucu bozar. Çünkü ondaki tadın da bir maddesi var ve o madde mideye iniyor...

Bununla beraber yenilen bir şeyin hem kaza hem kefaret gerektirmesi için onun bir gıda veya tedavî maksadına hizmet etmiş olması gerekir. Hayatımız içinde beslenme anlamı ve amacı taşımayan ayrıca yenilip içilmesi alışılmış olmayan yani insan tabiatının istek eğilim göstermediği şeylerin yenilip içilmesinden oruç bozulur fakat bu oruç için sadece kazâ gerekir kefâret gerekmez. Bu ölçüyü esas alan Hanefî alimlerine göre gıda alma veya tedavî olma amacını taşımayan ve buna hizmet etmeyen bazı maddelerin yutulması halinde orucu gününe gün kaza etmek gerekir kefaret gerekmez.

Dişler arasında kalmış ve bir mercimek tanesi kadar olan bir yemek artığını yutmak bal pekmez gibi tadı güzelleştirici herhangi bir maddeye bulaştırılmayan çiğ pirinç çiğ hamur veya un yemek oldukça tiksindirici fazlaca bir miktar tuzu bir defada yutmak ham meyve yemek fındık badem ve cevizi kabuğuyla yutmak gibi durumlar da orucu bozan fakat kefaret gerektirmeyen maddeler arasındadır.(bk. V. Zuhaylî el-Fıkhu’l-İslamî 2/652).

Hocalardan farklı görüşün belirtilmesi yukarıda arz ettiğimiz ölçüyü farklı değerlendirmekten kaynaklanmaktadır. Sakızdaki şekeri yukarıda saydığımız -gıda veya ilaç değeri olmayan- maddeler arasında sayanlara göre bu sakız orucu bozar fakat kefaret gerektirmez. Şekerli sakızı insanların hoşuna giden ve bir gıda değeri olan “bala bulaşmış hamur veya az tuz gibi” maddeler arasında sayanlara göre şekerli sakızı çiğnemek hem kazayı hem kefareti gerektirir. Buna bakarak sakızı hiç çiğnememek en uygun yoldur.

Bizim kanaatimize göre ise şekerli sakız çiğnemekten dolayı kefaret gerekmez sadece kaza gerekir. Bunu tercih etmemizin sebebi şekerli sakızın -gerçek manada- bir gıda değeri taşımamasıdır.

Fakat şunu da belirtelim ki kullukta esas olan bir cezaya çarpılıp çarpılmama düşüncesine göre değil Allah’a karşı takınması gereken saygının boyutuna ve kulluğun onuruna göre hareket etmektir.

Bu sebeple kefareti olmasa da orucu bozacak işlerden mutlaka sakınmak şarttır. Bir takım hafifletici bahaneler arkasına sığınarak bir ibadeti bozup Allah’a isyan etmek O’na gösterilmesi gereken saygıyı zedelemek kullukla bağdaşmaz.

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi