- Muska / rukye yaptırmak konusunda nelere dikkat edilmelidir?
- Hamile bayanların sübyan muskası yaptırması caiz midir?
Değerli kardeşimiz
"Sübyan" kelimesi "çocuklar" anlamına gelir. Subyanlık -daha doğrusu ümmü subyan- ise çocuklara bir çeşit cinlerin musallat olma hastalığıdır.
Şuna dikkat etmek gerekir ki eskiden tıp bilimi gelişmemiş olduğundan çocuklarda meydana gelen bazı psikolojik veya biyolojik rahatsızlıkları da rahatlıkla "sübyan" olarak adlandırabiliyorlardı.
Bizce şekli ne olursa olsun çocuk rahatsızlığında önce mutlaka bir çocuk uzmanı doktora göstermek gerekir. İcap ederse daha sonra bir psikiyatriste götürmek lazımdır. Çünkü diğer metotlarda çok suistimaller olur teşhislerin büyük çoğunluğu -tecrübeler göstermiş ki- yanlıştır. Örneğin çocuğun kusması ağzından salyanın akması bu hastalığın belirtisi olarak kabul edilmektedir.(bk. Er-Rahmetu fi’t-Tbbi ve’l-Hikme s.249). Halbuki bu günkü tıpta bunlar çok daha farklı olarak değerlendirilmektedir.
Muska konusuna gelince:
"Muska" kelimesi bazı hastalıkları kötülükleri ve nazarı uzaklaştırmak için boyna asılan veya üstte taşınan yazılı kağıt; üç köşeli şekilde katlanmış şey; üç köşeli bir nüsha manalarında kullanılır.
Muska kelimesinin aslı "nüsha"dır. Arapça "nüsha"dan Türkçeye bu şekilde değişerek geçmiştir. Buna Kuzey Afrika'da "hurz" Doğu Arabistan'da "hamaya" "hafiz" yahut da "maâza" Türkiye'de "muska" "nusha" veya "hamail" denir. Hadis ve fıkıh kitaplarında "rukye" olarak geçmektedir.
Muska genellikle olası bir hastalıktan korunmak veya tedavî amacıyle yazılarak taşınır. Çoğunlukla üçgen biçiminde meşin teneke gümüş ve altın kalplar içine konarak boyna asılır ya da kola takılır. Dört köşeli veya kalp biçiminde kaplara da konan hamail bütün İslâm dünyasında yaygın biçimde kullanılmaktadır.
Muskalara yalnızca sûre ayet hadis veya bir dua yazıldığı gibi Allah'ın meleklerin efsanevî kişilerin adları anlaşılmaz tılsımlı sözler simgeler yıldız işaretleri rakamlar rumuz ve işaretler insan ve hayvan resimleri ile garip harf şekilleri de yazılıp çizilmiştir. Sûre ayet hadis ve duanın yazıldığı muskalar İslâm dönemine; diğerleri ise İslâm'dan önceki batıl inanç ve hurâfelere aittir.
Müslümanlar arasında muskalara 113. sûre olan Felak 114. sûre olan Nâs Yasin Fâtiha sureleri Âyetü'l-Kürsi(Bakara 2/256) Âyetü'l-Arş(Tevbe 9/129) diğer çeşitli ayet hadis ve dualar yazılır.
İslâm fıkhı âlimleri zararı gideren şeyleri üçe ayırmışlardır:
Birincisi açlık için ekmek yemek ve susuzluk için su içmek gibi kesin olanlarıdır.
İkincisi tıbbî tedâvilerin bir kısmı gibi muhtemel (maznûn) olanlardır.
Üçüncüsü de okuyarak tedâvi gibi etkisi ihtimalli olanlardır.
Zararı gidereceği kesin olan şeyi kullanmak farz ve onu terketmek haramdır. Muhtemel olanı yapmak iyidir. Ancak onu terketmek haram değildir. Üçüncü türünü yapmak da caizdir (Elmalılı Hamdi Yazır Hak Dini Kur'ân Dili İstanbul 1970 IX 6395 vd.).
Dolayısıyle İslâm'a göre nazar korku ve benzeri bazı psikolojik hastalıklar için sûre ayet hadis ve duaları okumak ve yazıp bir yere asmak caiz kabul edilmiştir.
Her şeyden önce İslâm dini insan sıhhâtinin korunmasına ve hastalandığı zaman tedâvî görmesine son derece önem vermiştir. Ebu Hureyre İbn Abbâs ve İbn Mesûd'tan rivâyet edildiğine göre birisi Hz. Peygamber (asm)'in huzuruna gelerek "Ya Rasûlallah gerektiğinde tedâvi olalım mı?" diye sormuş. Hz. Peygamber (asm) bu soru üzerine:
"Ey Allah'ın kulları tedâvi olunuz. Yüce Allah ihtiyarlığın dışındaki her hastalığın şifâsını da yaratmış." diye buyurmuştur. (Buhârî Tıb 1; et-Tirmizî Tıb 2)
Ebu Sâîd kanalıyla rivâyet edilen bir hadiste Hz. Peygamber (asm)'in Muavvizeteyn* (Felak ve Nas) sûreleri nazil oluncaya kadar insan ve cinlerin nazarlarından Allah'a sığındığı açıklanmaktadır (et-Tirmizî Tıb 16; İbn Mace Tıb 33).
Hasta olan bir insanın dua etmesi ve okuması câiz olduğu gibi salih kimselere bunu yaptırmak da câizdir. Hz. Aişe (r.anha)'dan şöyle rivâyet edilmiştir:
Hz. Peygamber (asm) hasta olan akrabalarının üzerine okuyarak sağ eliyle onları sıvazlar ve şöyle derdi:
'Ey Allah'ım ey insanların Rabb'ı şu hastalığı götür şifâ ver şifâ veren sensin. Senin vereceğin şifâdan başka şifâ yoktur. Hastalığı ortadan kaldıracak bir şifâ ver.'" (İbn Mace Tıb 35 36).
Bu ve benzeri rivâyetlere göre okuma ve yazma sûreti ile tedâvî caizdir. Ancak bunun için bazı şartlar vardır. Bu şartları şöyle sıralamamız mümkündür:
1. Okunan ve yazılan şey sûre ayet hadis veya manası anlaşılan dua olacak.
2. Manası bilinmeyen birtakım isim harf resim ve işâretler kullanılmayacak.
3. Tıbbi tedâvide olduğu gibi burada da şifâ verenin yalnız Allah olduğuna inanılacak; O'ndan başkasından hiçbir şey umulmayacaktır.
4. Sevdirmek veya nefret ettirmek gibi tedâvi ile alakası olmayan şeyler için yapılmayacaktır. (Elmalılı Hamdi Yazır Hak Dini Kur'ân Dili IX 6397).
Dikkat edilecek diğer bir husus da muska yazarken veya yazdırırken İslâm'a muhalif olan her şeyden uzak durmak gerekir. Ölçü İslâm ve niyet Allah'ın rızası olmalıdır.
Âlimlerin çoğunluğu okuma veya yazma yolu ile tedâviden ücret almayı câiz görmüş bunu haram kabul etmemişlerdir (et-Tirmizî Tıb 20; el-Aynî Umdetu'l-Kari V 647). Ancak bunu istismar etmemek gerekir.
Yukarıdaki şartlara uygun olarak yazılan muskaları kullanmak ve taşımak caizdir. İslâm dini açısından herhangi bir sakıncası yoktur; fakat bu şartlara aykırı olarak yazılan ve taşınan muskalar Allah'a ortak koşma (şirk) anlamına gelebileceğinden kesinlikle yasaklanmış haram kabul edilmiştir.
İlave bilgi için tıklayınız:
- Muska taşımak ve Ayet-el Kürsi okuyup üflemek caiz mi?
- Dua hastayı iyileştirir mi iyileştirmez m?...
- Cinleri öpmek caiz midir?..
- Cinlerin şerrinden Allah'a sığınmak nasıl olmalıdır?..
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi