Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕Değerli kardeşimiz
Sizin bu sorunuzu evet veya hayır şeklinde cevaplamak yanlış olur. Çünkü evet dersek Cebriyeci olur insanın iradesini reddetmiş hayır dersek Mutezileci olur kaderi inkar etmiş oluruz. Bu konuda verilecek en güzel cevap "Allah bilir." olacaktır.
Cenâb-ı Hak bu âlemde hikmetiyle her müsebbebi bir sebebe bağlamıştır. Bu hakikat kaderin sebeble müsebbebe bir taalûk ettiği şeklinde ifâde edilmiştir. Meselâ bir çocuk müsebbeb anne ve babası ise sebebdir. Cenâb-ı Hak o çocuğun yaratılmasını o anne ve babadan takdir etmiştir.
İşte Cebriye sebeble müsebbebe ayrı birer kader tevehhüm etmekte yâni ebeveyn ile çocuğu ayrı ayrı nazara almaktadır. Bunun neticesi olarak dünyaya gelmiş bulunan bir çocuk için madem ki onun kaderi dünyaya gelmektir. Ebeveyni olmasa da o çocuk dünyaya gelirdi gibi hatalı bir fikre sapmaktadır.
Mutezile ise sebeplere te'sir vererek ebeveyni olmasaydı o çocuk dünyaya gelmezdi gibi yine bâtıl bir fikir ileri sürmektedir.
Ehl-i sünnet âlimleri kaderin sebeble müsebbebe bir baktığını ve sebeblerin yokluğu farzedildiğinde müsebbeb için bir şey söylenemeyeceğini ifâde etmişlerdir. Yâni yukarıdaki misâl için eğer söz konusu ebeveyn olmasaydı çocuk dünyaya gelir miydi sorusuna Ehl-i sünnet âlimlerinin cevabı "Ne olacağı bizce meçhuldür." şeklindedir. Zira ortada bir vak'a vardır. Söz konusu çocuk o ebeveynden dünyaya gelmiştir. Ebeveynin yokluğu farzedilince çocuğun dünyaya gelip gelmeyeceğine nasıl hükmedilecektir? Cenâb-ı Hakk'ın o çocuğu bir başka ebeveynden dünyaya gönderip göndermeyeceği hakkında bir tahmin yürütülemez.
İşte bu misal gibi bir çocuğun uzun müddet yaşaması sonucu akıbeti ne olacağı hususu bizce meçhul olduğu için yorum yapmak doğru değildir. Ancak Allah'ın yarattığı her şey hayırlıdır. Bu bakımdan onun hakkında en hayırlısı o olduğu söylenebilir.
İlave bilgi için tıklayınız:
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi