Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕- Böyle bir şey var mı nasıl korunuruz?
- Karabasan konusunda ben psikologa da gittim; ama çözüm olmadı. Ben işini bilen iyi bir hocaya da gitmek istiyorum ama ailem izin vermiyor?
- Karabasan ve cin gibi görünmeyen canlılar bize ne derecede zarar verebilir ve de hangi durumlarda bize zarar verir?
Değerli kardeşimiz
Bu olaya karabasan veya kıllı yaratık deniliyor. Bu olayın aslı vardır. Ancak tehlikeli bir tarafı yoktur. Bazı cinlerin manyetik yönü ağır basan bazı insanlara değişik şekillerde görünmesidir. Cinler bünyesi hassas ve manyetik özellik taşıyanlar ile irtibat kurabilirler. Aynı yerde sadece bir kişi fark eder diğerleri anlayamayabilir. Demek ki manyetik bir durumunuz söz konusu. Tehlikeli bir durum yoktur.
Buna benzer konular için yapacağımız tavsiyeler şunlardır:
1. Abdest alıp iki rekat namaz kılıp abdestli yatmak.
2. 33 defa sübhanellah 33 defa elhamdülillah ve 34 defa Allahü ekber diyerek uyumak.
3. Yedi defa Ayet el-Kürsi'yi okuyup sağa sola arkaya öne alta ve üste üfleyip yedincisini üflemeden uyumak.
4. Fatiha Nas Felak İhlas surelerini okumak.
5. Cevşen duasını okumak ve üzerinizde Cevşen duasını bulundurmak.
Korku gibi şeylerden korunmak için dua etmek ve âyet ile hadis gibi şeyleri yazıp taşımak dinen caizdir. Abdullah bin Ömer Peygamberden (sav) şöyle rivayet etmiştir:
"Sizden biriniz uykuda korkarsa şöyle desin: 'Allah'ın gazab ve azabından ve kullarının şerrinden şeytanların vesvesesinden ve yanıma gelmelerinden eksikliği olmayan Allah'ın sözlerine sığınırım.' O zaman hiçbir şey ona zarar vermez."
Abdullah bin Amr onları temyiz çağına gelen çocuklarına öğretir temyiz çağına gelmeyen çocukları için yazıp onların boynuna asardı. (Tirmizi Daavat 94)
Ancak bunları istismar edip sanat haline getiren ve saf kadınlarla teşriki mesai edip onlarla haşr ve neşir olmak kesinlikle haramdır.
Ayet el-Kürsi Felak Nas Fatiha gibi sureleri veya ayetleri okuduğu zaman Peygamberimizin (sav) sağına soluna önüne arkasına ellerine ve hasta olan herhangi bir kimseye üflediği hadis kitaplarımızda yazılıdır. Bunun sebebi insanın maddi hastalıklardan korunmak için maddi tedbirler aldığı gibi manevi ve zararlı şeylerden korunmak için de böyle tedbirler alması içindir. Bizi yaratan Allah Peygamberimiz (asm) vasıtasıyla nasıl korunacağımızın yollarından birisini göstermiştir.
Bu konuyu izah eden hadislerden birini açıklamasıyla beraber takdim ediyoruz:
Hz.Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam) yatağına girdiği zaman ellerine üfleyip Muavvizateyn'i (Felak ve Nas sureleri) ve Kulhüvallahu ahad'i okur ellerini yüzüne ve vücuduna sürer ve bunu üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi." [Buharî Fedâilu'l-Kur'ân 14 Tıbb 39 Da'avât 12; Müslim Selâm 50 (2192); Muvattâ Ayn 15 (2942); Tirmizî Da'avât 21 (3399); Ebu Dâvud Tıbb 19 (3902)]
AÇIKLAMA:
1. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Kur'ân-ı Kerim'i hastalığı sırasında şifa için okuduğu mevsuk rivayetlerde gelmiştir. Esasen Kur'ân'ın mü'minler için maddi ve manevî şifa olduğu âyet-i kerimede belirtilmiştir:
"Kur'ân'dan iman edenlere rahmet ve şifâ olan şeyler indiriyoruz O zâlimlerin ise sadece kaybını artırır." (İsra 17/82).
"Ey insanlar Rabbinizden size bir öğüt ve kalplerde olana bir şifa mü'minlere doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmet gelmiştir." (Yunus 10/57)
2. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kendi vücuduna icra ettiği "nefes"in mahiyeti hakkında bilgi vermek için İbnu Hacer rivayetin farklı vecihlerini kaydeder. Buna göre önce ellerini cemeder sonra ellerine üfler sonra okur ve okuma sırasında eline üflerdi. İbnu Hacer bu üflemenin tükrüksüz veya hafif tükrüklü olabileceğini belirtir. Bu maksadla Felak Nâs ve İhlas sûreleri okunmuştur.
Meshetme işi bereket düşüncesiyle yapılmıştır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) ellerini önce başına yüzüne sürer ondan sonra elinin yetişebildiği yerlere kadar bütün vücuduna sürerdi. Hz. Aişe (ra) der ki:
"Resûlullah kendini götüren hastalığa yakalanınca ben okuyup üzerine üflüyordum. Kendi elleriyle de vücudunu meshediyordum. Çünkü onun elleri bereket yönüyle benim elimden çok üstün idi."
Bir başka rivayette Hz. Aişe (ra) meshedip şifa için dua ederken kendine gelen Resûlullah'ın: "Artık hayır (şifa değil) Allah'tan Refîk-i A'la'yı istiyorum." dediği belirtilir.
3. Bazı rivayetler Kur'ân'dan okuyup nefes ederek tedaviyi Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ailesi efradına da uyguladığını tasrih eder. Sahabe vetâbiin de aynı tedavi usulüne başvurmuştur. Ulema bunun cevazında ittifak etmiştir.
4. Nefes'i "tükrüksüz hafif üfürük" diye tarifeden Nevevî rukyede bunun müstehab olduğunu ulemanın cevazında icma ettiğini belirtir. Hz.Aişe (ra)'ye Hz. Peygamber (aleyhissalâtuvesselam)'in rukyede yer verdiği nefesten sorulmuştu şu cevabı verdi: "Onun nefesi kuru üzüm yiyenin üfürüğü gibi idi kesinlikle tükrük yoktu.'' (bk. Nevevi Şerhu Müslim 14/183) Kasıtsız olarak nefesle birlikte çıkacak olan rutubetin tükrük sayılmayacağı belirtilmiştir.
Yukarıdaki ifadelerden de anlaşıldığı gibi muska taşımak caizdir. Ancak duaları bilen bir insanın bunları okuması daha doğru olur. Ayrıca dua okumanın tekniği yoktur; herkes okuyabilir. Ayet el-Kürsi okurken sağımıza ve solumuza üflemek sünnettir. Ancak bunun belli bir şekli ve sırası yoktur.
Kaynaklar:
1. Prof. Dr. İbrahim Canan Kütüb-i Sitte Muhtasarı VII 50 51 Akçağ Basım Yayın Ankara 1988;
2. Halil Günenç Günümüz meselelerine Fetvalar II 258 Yasin Yayınevi.
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi