Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Medyumluk özelliklerine sahip olmak cinleri görebilmek için ne yapmak gerekir?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Soru Detayı
Cinleri etkisiz hale getirmek için bazı özelliklerden bahsetmişsiniz; medyumluk gibi. Bu özelliklere sahip olmamız için ne yapmalıyız?

Değerli kardeşimiz

“Cinleri görmek istiyorum” “cinlerle diyalog kurmak istiyorum” “onlarla görüşmek mümkün mü” “benim de cinlerim olsun” vs. gibi düşünceleri olanlara!..

Eğer yapınız uygunsa kabiliyetiniz ölçüsünde onlarla irtibat kurabilirsiniz. Fakat cinleri görmek bir üstünlük bir meziyet değildir. Yani kimse “ben cinleri görüyorum” diyerek kendini diğer insanlardan farklı ve şanslı görmemeli. Ne yazık ki birçokları daha sonraları bu özelliklerini insanları istismar edip aldatmak için kullanmaktadır.

Şayet insan kendinde bir üstünlük bir meziyet isterse bunu kullukta ibadette göstermeli. Cinleri değil melekleri ruhanileri görmeye çalışmalı ki insana hem dünyada hem ahirette faydası dokunsun.

Ademoğlu dünyada yaratılmadan evvel yeryüzünün ilk sakinleri olan cinler kendilerine gönderilen “Yusuf” denilen bir peygamber vasıtasıyla imtihana tabi tutulmuşlardı. Biz maddi bir alemde yaşadığımız için cinlerin yaşadığı metafizik alemi ve boyutu tam kavrayamıyoruz. İdrak noktasında maddi alemin dışında yaşayan cinleri en yakından Hz. Peygamber (s.a.v.) görmüş onları ve o alemi en iyi Hz. Muhammed (s.a.v.) anlamıştır. Buna rağmen o (s.a.v.) bize bazı istiare mecaz ve teşbihlerle o alemi anlatmıştır. Çünkü bize göre görülen duyulan tutulan hiçbir şey orada gözükmemektedir.

Gözümüz yaratılış gereği sadece ışığın üzerine vurduğu ve yansıdığı cisimleri görebilir. Yani ışıksız bir ortamda görme olayı olmaz. Ama metafizik alemle irtibatı olan kişi için bir mesele yoktur. Yaratılıştan o istidadı olan şahıs zifiri karanlıkta hiç ışığın olmadığı yerde dahi cinleri görebilir onların varlığından haberdar olabilir. Aynı şekilde kulağı tamamen kapansa da o şahıs cinleri duyabilir. Demek ki bu olayda maddi alemi gören göz ve maddi sesleri duyan kulak devreden çıkmakta bu faaliyet tamamen beyin tarafından icra edilmektedir.

Bir takım yolları ve usulleri olmakla beraber cinlerle irtibat kurma mürşit ve rehber ister ve o işin ehli olmayı gerektirir. Usul prensip ve rehber olmazsa hata ve yanlışlıklar yapıp paçayı kaptırma ihtimali de vardır. Bu tür şeylerle meşgul olanların gözleri mana alemine açık değil ve kendileri ayaklarını basacakları yeri bilemiyorlarsa o zaman habis ruhların saldırısına uğrarlar; onların hakimiyeti altına girerler ve onların oyuncakları olurlar. Neticede cinler böyle kimseleri bazen gurur ve kibre sevk eder okşayıp şımartır; yeri zamanı gelince de korkutup tehdit ederek tesirleri altına alırlar ve kendi hesaplarına konuşturup iş yaptırırlar.

Nitekim 20. Asırda Hindistan’da Gulam Ahmed Kadıyanî böylesi habis ruhların kurbanı olmuştur. Hint Yogizmine karşı Fakirizm yolunda İslam adına mücadele etmek istemiş fakat habis ruhların saldırısına uğrayıp oyuncakları haline gelmiş... Habis ruhlar önce kendisine müceddid olduğunu kabul ettirmişler; sonra da Mehdiliğine ardından da İsa-Mesih olduğuna inandırmışlardır. En sonunda da -haşa- “Allah bana hulûl etti ve bende göründü!..” demeye kadar gitmiştir. Habis ruhlar habis olanlarla çabuk kontak kurar ve cinnete kadar götürebilirler.

Bu sebeple böyle bir şeyin varlığı söz konusu ve ehil kişilerce temas kurulup bazı işler yaptırılabilirse de eğlenceli bir iş olarak görülmeye ve ehliyetsizce meşgul olunmaya tahammülü yoktur.

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi