Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕- Kur'an’da "yıldız kaymaları" şeytanlara atılan göktaşları diye anlatılmakta fakat bugünkü ilim gözlüğüyle bunu açıklamak zor. Belli zamanlarda göktaşı yağmurları yaşanmakta; mesela seneye halk arasında "yıldız kayması" olarak bilinen olayın şimdiden yaşanacağı bilinmektedir.
Değerli kardeşimiz
- Hakikat noktasında bir şeyin sebebi o şeyin varlığının gerçek illeti değildir. O şeyin varlığının hakiki âmili Allah’ın kudret ve iradesidir. Çünkü eğer bir sebep bir şeyin varlığının gerçek nedeni illeti faili kabul edilirse bu bir nevi şirk olur. Zira İmam Gazali gibi allamelerin ifade ettiği gibi
“Ve en la müessire’l-hakikiye fi’l-kevni İllellah = Kînatta Allah’tan başka hiçbir hakiki müessir yoktur / hiçbir şeyin tesiri yoktur.”
- Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki sebep ile müsebbep arasında illet ile malul arasında yani bir şeyin sebebi ile o şeyin kendisi arasında sadece İKTİRAN vardır. Yani ikisinin aynı anda bir beraberlikleri vardır. Konunun daha iyi anlaşılması için Bediüzzaman Hazretlerinin konuyla ilgili şu ifadelerine bakmakta yarar vardır:
“Evet iktiran ayrıdır illet ayrıdır. Bir nimet sana geliyor; fakat bir insanın sana karşı ihsan niyeti o nimete mukarin olmuş; fakat illet olmamış. İllet rahmet-i İlahiyedir. Evet o adam ihsan etmeyi niyet etmeseydi o nimet sana gelmezdi. Nimetin ademine illet olurdu. Fakat mezkûr kaideye binaen; o meyl-i ihsan o nimete illet olamaz. Ancak yüzer şeraitin bir şartı olabilir.”(Lem'alar On Yedinci Lem'a On Üçüncü Nota).
- Bu kaideye binaen denilebilir ki şeytanların kovulması yıldızların kaymasının gerçek sebebi değildir. Asıl sebep Allah’ın -bizce meçhul- geniş hikmetidir. Bu hikmet kâinatı düzenlerken hangi zaman ve mekânda nasıl bir kozmik olayın meydana geleceğini de tayin etmiştir.
Bu gün insanların çok önceden bir kozmik olayı örneğin bir yıldızın kaymasını tespit edebiliyorsa bunun sırrı şudur; Allah’ın kâinatta evrende câri olan hikmetli prensipleri olarak adlandırılan “sünnetullah” değişmez bir özelliğe sahiptir. Kur’an’da defalarca “Allah’ın sünneti/sünnetüllah/kâinattaki mevcut ontolojik prensipleri kozmik kanunları değişmez.” manasına gelen ifadelerin vurgulanmış olması bu ilahî kanunların sürekliliğine işaret etmek içindir.
- Demek ki yıldızların kaymasının asıl sebebi Allah’ın evrenin düzeniyle ilgili hikmetidir. Şeytanların kovulması ile bu yıldızların kayması arasındaki münasebet bir iktirandır. Yani yüce Allah bu yıldızların kaymasını takdir ettiği aynı zamanda semaya çıkmaya çalışan şeytanların kovulması için de bir tedbir kılmıştır.
Diğer bir ifadeyle Allah ezeli projesiyle kâinatı tanzim ederken bu tanzimden hangi maslahatların olacağını hangi şeytanların kovulacağını da hesaba katmıştır.
Nitekim deprem olayları da böyledir. Depremler de normal yerküresinin jeolojik kanunları çerçevesinde Allah’ın hikmetli iradesiyle meydana geliyor. Yerdeki fay hatlarının varlığı bu depremlerin gerçek nedeni değildir. Depremlerin gerçek nedeni Allah’ın hikmet kudret ve iradesidir.
İşte Allah sonsuz ilmiyle bu jeofizik kanunlarını öyle bir şekilde düzenlemiştir ki aynı zamanda isyan eden insanları uyarma görevini de yapsın diye insanların uyarıya muhtaç oldukları zamana tevafuk ettirmiştir. Böylece Allah’ın sonsuz ilim ve hikmetiyle bir taşla pek çok kuş vurulmuş oluyor. Hem kozmolojik kanunlar işler hem şeytanlar kovulur; hem jeolojik kanunlar işler hem şeytana uymuş insanlaruyarılmış olur.
- Allah’ın sonsuz ilminden gelen Kur’an-ı Kerim'in bir suresi bir ayeti bazen bir tek kelimesi pek çok manaları ihtiva ettiği gibi Onun sonsuz ilim hikmet ve kudretinden gelen ve mücessem bir Kur’an olan kâinat kitabının dahi her bir hikmetli düzeni her bir atomu her bir molekülü her bir hareketi bir çok gayeye yönelik hizmet vermektedir.
İlave bilgi için tıklayınız:
- Mülk Suresi 5. ayette geçen şeytanların yıldızlarla taşlanması olayını nasıl anlamalıyız?
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi