Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕Değerli kardeşimiz
Kur'an-ı Kerim'deki "Şeytanın hilesi çok zayıftır." ayeti şeytanın hile ve tuzaklarının zayıflığına dikkat çeker (Nisa suresi 76) . Pek çok ayet de şeytanın insanlar üzerinde bir yaptırım gücü (sultası) olmadığını bildirir. (Mesela İbrahim suresi 22 Hicr suresi 42; Nahl suresi 99; İsra suresi 65; Sebe suresi 21)
Bu durum insanın sorumluluğu açısından son derece önemlidir. Eğer şeytan böyle bir güce sahip olsaydı o zaman insanlar "Ya Rabbi sen bize şeytanı musallat ettin. O da bizim irademizi elimizden aldı. Bize bu günahları zorla yaptırdı..." şeklinde Allah'ın huzurunda özür beyan ederlerdi. Halbuki şeytanın yaptığı sadece vesvese vermekten çirkinlikleri günahları güzel göstermekten ibarettir. İnsan isterse bu vesveseye uyar günahkar olur; isterse uymaz Allah katında derece kazanır.
Şeytanla mücadelenin esası onun direktiflerine muhalefettir. Onun için bu düşmanı iyi tanımak gerekir. Kalbine gelen ilhamın şeytandan mı yoksa melekten mi geldiğini ayırt edemeyenler çoğu kere şeytanın vesvesesine aldanırlar. İnsanın kalbi melek ve şeytan ilhamlarının bir çarpışma alanıdır.
Ehl-i iman bu çarpışmada Allah'a sığınarak şeytanın vesveselerinden kurtulmalıdır:
" Şeytandan sana bir dürtü (vesvese) gelirse hemen Allah'a sığın. Çünkü O işitendir bilendir. Takva sahipleri kendilerine şeytandan bir vesvese dokunduğunda tezekkür ederler (düşünürler Allah'ı anarlar azabını hatırlarlar...) O zaman artık onlar gerçekleri görenler hâline gelirler."(A'raf 7/200-201)
Böylece ehl-i iman Allah'ın himayesindedir. Şeytan onlara vesvese verse bile hemen Allah'ı anmak azabını hatırlamakla kendilerine gelirler şeytana aldanmazlar. Vesveseden kurtulup gerçekleri görürler.
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi