Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

İlk insandan beri değişime uğradık mı?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Soru Detayı

- Birçok konuda 20'lik dişler gibi birçok hususun evrime delil olarak sunulduğuna şahit oluyoruz ve bütün kitaplarda neredeyse sürekli bir evrimsel süreçten bahsediyorlar.
- Bu insanların maksatları neler ve bu konulardaki hakikatler nelerdir?

Değerli kardeşimiz

Burada esas verilmek istenen bir yaratıcının devreden çıkarılarak her şeyin tabiat ve tesadüfün eseri olduğunu zihinlerde yerleştirmektir. Bunun için evrimi bu dinsizlik ideolojilerine alet yapıyorlar. Bu konuda da evrimi farklı manalarda kullanarak kavram kargaşasını meydana getiriyorlar. Neticede evrimden kimin neyi kastettiği anlaşılmaz hale geliyor. Ondan sonra doğrunun yanında yanlış fikirlerini de veriyorlar.

Önce evrimden neyin anlaşılması gerektiğini kısaca verelim.

Evrimi nasıl anlamalıyız?

Evrim kelimesi; başkalaşma farklılaşma kademeli olarak gelişme ve değişme ve ilerleme gibi aralarında değişik farklar bulunan pek çok kelime  tâbir ve deyim yerine kullanılmaktadır.

Evrimin yerine kullanılan tâbirler: 

Tekâmül istihale  tatavvur tahavvül tebdil tebeddül tağyir  tegayyür terakki sudur zuhur  tecdid  ontojeni  filojeni ve evolüsyondur.

Tekamül:

Şayet  “EVRİM” terimiyle “TEKÂMÜL” manası yani kademeli değişim ifade ediliyorsa bu manadaki evrim teori değil bir kanundur. Meselâ bir elma çekirdeğinin; filiz fidan ve meyveli ağaç hâline gelişi kademeli değişimin bir ifadesidir. Aynı şekilde; bir insan embriyosunun; zigottan itibaren gelişerek çok hücreli embriyo bebek çocuk genç ve yetişkin insan safhaları da kademeli gelişmenin bir başka örneğidir. Bu manada bütün canlılar her an değişme başkalaşma ve farklılaşma kanunlarına tâbidirler. 

Tahavvülat:

Şayet evrim teriminden TAHAVVÜLAT yani hal değiştirme kastediliyorsa o da teori değil bir kanundur. Elementlerin hal değiştirmesi TAHAVVÜLAT-I ZERRAT olarak ifade edilir.

Kısaca ifade edersek atom ve moleküllerin bir halden bir başka hale geçerek yani hal değiştirerek canlıların bünyesinde yer almaları bir takım biyoloji ve fizik kanunları çerçevesinde olmaktadır. Dolayısıyla elementlerin bu şekilde hal değiştirmesi teori değil kanundur.

İnsan yaklaşık yüz trilyon hücreden meydana gelmiştir. Her bir hücrede bir saniyede üç bin değişik reaksiyon olmaktadır. Bir saniye sonraki insan madde cihetiyle bir saniye önceki insan değildir. Bünyesinde pek çok element değişim ve başkalaşıma uğramıştır. Bütün canlı varlıklar her an değişim içerisindedir. Bu ve benzeri bütün değişim ve başkalaşımlar EVRİM olarak ifade ediliyor. Bu manadaki bütün değişim ve başkalaşımlar teori değil bir kanundur.

Evrim tartışmasının altında yatan nedir?

Burada bir yaratıcının kabulü veya reddi vardır. Meselâ elinizde bir gözlük var. Bunun hangi maddelerden yapıldığını ne iş gördüğünü en ince ayrıntılarına kadar inceliyorsunuz. Böyle bir durumda herkes gözlüğün bir ustanın eseri olduğunda hemfikirdir.

Gözlük yerine canlıların gözü dikkate alınınca o da en ince yapısına kadar inceleniyor ne işe yaradığı ve nasıl çalıştığı ortaya konulmaya çalışılıyor. Buraya kadar evrimcilerle yaratılışçılar arasında problem yoktur. Bu gözün ustasının kim olduğuna sıra gelince tartışma başlıyor. Yaratılışı savunanlar eldeki gözlüğün; ilim irade ve kudret sahibi bir ustanın eseri olduğu gibi ondan daha mükemmel olan bu gözün de ilim irade ve kudret sahibi bir ustanın eseri olduğunu kabul ederler.  

Ateist evrimciler ise gözlüğün ustasını kabul ettikleri halde gözün tesadüfen ortaya çıktığını ve bir ustasının bulunmadığını belirtiyorlar ve böyle bir iddianın bilimsel bir yaklaşım tarzı olduğunu ileri sürüyorlar. Maddeyi ilahlaştıran pozitivist inanç savunucuları  böylece evrim teorisini bilimsel platformundan çıkararak ideolojilerine âlet ediyorlar.

Sonuç olarak;

Evrim teorisi bilimsel platformundan çıkarılarak “Ulûhiyet” fikrini yıkmaya ve inkâr etmeye kâinattaki etkili tek gücün “tesadüf şuursuz sebepler ve tabiat” olduğunu ispat etmeye çalışan kasıtlı ve art niyetli davranışlara alet edilmektedir.

Özellikle insanın geçmişi hususunda dinî kaynakların detaylı bilgiler vermesi evrim teorilerinin de insanın evveliyatını maymun veya daha aşağı yapılı bir hayvana bağlamaları tenkit ve itirazları bu konu üzerinde yoğunlaştırmıştır.

Evrimin tasarlanmamış bulunduğunu ve insanın da tesadüf eseri ortaya çıktığını savunan doktrin deneye değil ateizmi prensip edinen materyalist felsefeye dayanmaktadır.

Evrimin alternatifi görüşlere izin verilmeyişi ve evrim için ileri sürülen delillerin kritiğinin yapılmayışı  materyalist düşünceye bağlı pozitivist felsefe hâkimiyetinin devamını sağlamak içindir.

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi