Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

"Allah dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir." anlamındaki ayetleri açıklar mısınız?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Soru Detayı

"Allah dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir." anlamındaki ayetleri insandan başka bir türün yaratıldığına ve evrimin varlığına delil sayanlara nasıl cevap vermeliyiz?

Değerli kardeşimiz

İlgili ayetlerin meallerine bakıldığında bu ayetlerin soruda geçen konularla hiçbir ilgisinin olmadığı anlaşılacaktır:

“Görüp anlamadın mı ki Allah gökleri ve yeri hikmetle ve ciddi bir maksat için yaratmıştır. Eğer dilerse sizi ortadan kaldırıp yepyeni bir halk getirir. Allah'a göre bu sözü edilecek bir şey değildir.” (İbrahim 14/19-20)

“Allah içinizden iman edip makbul ve güzel işler işleyenlere kesin olarak vaad buyurur ki: Daha önce müminleri dünyada hakim kıldığı gibi kendilerini de hakim kılacak kendileri için beğenip seçtiği İslâm dinini tatbik etme gücü verecek ve yaşadıkları korkulu dönemin arkasından kendilerini tam bir güvene erdirecektir. Çünkü onlar yalnız bana ibadet edip hiçbir şeyi bana şerik yapmazlar. Artık bundan sonra kim küfrana saparsa işte onlar yoldan çıkıp Allah'a karşı gelmiş olurlar.” (Nur 24/55)

“Eğer topyekün seferber olmazsanız Allah sizi acı bir azaba uğratır ve sizin yerinize başka bir topluluk getirir de siz savaşa çıkmamakla onun dinine zerrece zarar veremezsiniz. Çünkü Allah her şeye kadirdir.”(Tevbe 9/39)

“Eğer haktan yüz çevirirseniz ben müsterihim zira size ulaştırmakla görevli olduğum buyrukları size tebliğ ettim. Rabbim dilerse sizi gönderip yerinize başka bir topluluk getirir. Ama siz ona hiçbir şekilde zarar veremezsiniz. Muhakkak ki Rabbim her şeyi denetlemektedir.” (Hud 11/57)

“Zulme batmış nice beldelerin bellerini kırdık onlardan sonra da başka toplumlar yarattık.” (Enbiya 21/11)

“Onlardan sonra yine başka nesiller dünyaya getirdik.” (Müminun 23/42)

“O dilerse sizi ortadan kaldırır ve yerinize başka mahlûklar yaratır. Bunu yapmak Allah'a zor değildir.” (Fatır 35/16-17)

“Aranızda ölümü biz takdir ettik. Sizi yok edip yerinize benzerlerinizi getirmeyi ve sizi bilemeyeceğiniz bir biçimde ve vasıfta yaratmayı dilersek bize mani olacak hiçbir güç yoktur.”(Vakıa 56/60-61)

“Hayır Allah'ın nizamı onların sandığı gibi değildir! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye kadiriz. Bizim elimizden kurtulan gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.”(Mearic 70/40-41)

“Onları yaratan ve organlarını birbirine bağlayan ve onlara bu sağlam bünyeyi veren biziz. Dilediğimiz vakit elbette onların yerine başkalarını getirebiliriz.” (İnsan 76/28)

Bu ayetlerin meallerinden de anlaşılacağı üzere söz konusu ayetlerin hiç birisinde ne insanların neslinden başka farklı bir türün yaratılmasına ne de bir evrimin varlığına işaret eden bir ifade söz konusudur.

Bu ayetlerde genel olarak söz konusu olan belli kavimlerdir. Kavim ise bir ırk manasına geldiği gibi bir topluluk manasına da gelir. Kur’an'da özetle söz konusu edilen “dilersek onları helak / yok eder yerlerine başkalarını getiririz” ifadeleri insanlık camiası içerisinde tarih boyunca peygamberlere karşı isyan eden kavimler / topluluklarla ilgilidir.

Buna göre bu ayetlerin ifade ettiği “yok etme değiştirme yerlerine başkalarını getirme” vurgularının ortak paydası; muhatap olan ilgili kavimlerin yok edilmesi / helak edilmesi / öldürülüp dünyadan silinmesi ve onların yerine başka kavimlerin / toplulukların / başka nesillerin yerlerine ikame ettirilmesigerçeğidir.

Örneğin Hz. Nuh (as)’ın kavmi helak edilmiş yerlerine (yeni yaratılan farklı insanlar veya türler değil) aynı topluluğun neslinden olan Hz. Nuh (as) ve ona iman edenler yeryüzü halifeleri yapılmıştır.

Keza Âd kavmi helak edilmiş yerine Semud kavmi yerleştirilmiştir. Bizim tarihimizden bir misal verecek olursak; Emeviler yok edilmiş yerine Abbasiler getirilmiş Abbasiler yok edilmiş yerine Osmanlılar getirilmiş Osmanlılar yok edilmiş yerine Türkiye ve daha bir sürü devletler ikame edilmiştir.

Görüldüğü gibi bu tarihi gerçekler insan neslinin tamamen yok edilip de yerine başka türden bir insan neslinin ikame edilmesi diye bir şey söz konusu değildir. Söz konusu olan o günkü dünyada var olan  bazı toplulukların yok edilmesi ve yerlerine -yine dünyada var olan- başka topluluklara imkan tanınmasıdır.

”İşte bunlar Allah’ın nimetine mazhar olmuş olan bu zatlar Âdem neslinden Nuh ile beraber gemide taşıdıklarımızın evlatlarından İbrahim ve İsrailin nesillerinden ve hidâyete erdirip seçtiğimiz kimselerdendir. Onlar Rahman’ın ayetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlardı.” (Meryem 19/58)

mealindeki ayette peygamberlerin hepsinin Hz. Adem (as) ve Hz. Nuh (as)’ın neslinden geldikleri belirtilmiştir. İslam literatüründe olduğu gibi Kitab-ı Mukaddes ve tarih kitaplarında da insanlığın ikinci babası sayılan Hz. Nuh (as)’ın Hz. Adem (as)’in torunlarından olduğu bildirilmiştir. Demek ki mevcut insanlık ailesi Hz. Adem (as)’den beri devam edip gelmiştir. Hiç bir zaman insanlık ailesi tamamen ortadan kaldırılıp da yerine başka bir Adem (as)’den gelen bir soy getirilmemiştir.

“Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız Âdem de topraktandır.”(Müsned 2/524; Ebû Dâvud Edeb 120 5116) manasındaki hadis ile

“Allah bütün mahluklar arasından Âdem’in çocuklarını / İnsan oğlunu seçti Âdem’in çocuklarından Arapları seçti Araplardan Mudar kabilesini seçti Mudar’dan Kureyş kabilesini seçti Kureyşten Haşim oğullarını seçti Beni de Haşim oğullarından seçti böylece ben seçkinlerin seçkini oldum.” (Mecmau’z-zevaid 8/215)

manasındaki hadis-i şerifte de bu günkü insanların kökünün Hz. Âdem (as)’e dayandığı ifade edilmiştir.

Demek ki orta da ne bir evrim ne de farklı insanlık türleri vardır. Farklı Âdemlerin olduğuna işaret etmiş olan İbn Arabî gibi zatların sözleri sadece misal aleminde boy gösteren simgesel varlıklarla ilgilidir.

"Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir dişiden (Âdem ile Havva'dan) yarattık. Hem de sizi boylara ve kabilelere ayırdık ki birbirinizi tanıyasınız. Biliniz ki Allah katında en iyiniz takvası en üstün olanınızdır.”(Hucurat 49/13)

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi