Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕- Riyazu’s-salihin isimli kitabı okurken bir hadisle karşılaştım. Hz. Ömer bir gece mahallede gezerken sütçülük yapan bir ailenin evini gözetliyormuş sesler geldiği için. Sonra o evde adaletli bir kız görmüş ve sahabelere o kızla evlenmelerini önermiş..
- Size sormak istediğim asıl soru Hz. Ömer’in insanların evlerini gece mahrem falan dinlemeden gözetlemesini nasıl açıklayabiliriz?
- Başkalarının evlerini gözetlemek dinlemek günah değil midir?
- Özellikle Hz. Ömer gibi bir zatın gece sütçü kadının evini gözetlemesi nasıl yorumlanabilir aklım almıyor bu durumu açıklar mısınız?
- Bu duruma bakış açımız nasıl olmalıdır?
Değerli kardeşimiz
Bu kıssada Hz. Ömer’in evlerin mahremiyetlerini zedeleyecek şekilde onların içini gözetlediği konusu yer almaz. Aksine kaşımızda kimin ne derdi var ne sıkıntısı var diye geceleri uykusuz kalarak Medine sokaklarında gezen adalet timsali bir halife var.
Demek ki Hz. Ömer evlerin içini gözetlemiyor. Geceleri mahalleleri gezerken de insanların evlerinde ne yapıp ettiklerini öğrenmek suçüstü yapmak gibi bir tecessüsü de yoktur. Bilakis kimin ne sıkıntısı var onları öğrenmek kendisinin haber olmadığı ihtiyaçlarını uzaktan -utandırmadan- tespit etmek ertesi gün bu ihtiyaçlarını gidermek için dolaşıyordu.
Hülasa:
Karşımızda yine böyle bir gecede tespit ettiği; çocukları aç olan bir kadının evine sırtında un ve gıda taşıyan bir halife var.
Karşımızda "Fırat kıyısında bir deve helak olsa Allah bunu Ömer'den sorar diye korkarım." diyen gerçek takva sahibi bir insan var.
Soruda söz konusu edilen kıssa şöyledir:
Bir gece vakti Hz. Ömer (ra) her zaman olduğu gibi Medine sokaklarını dolaşmaktaydı. Birden önünden geçmekte olduğu evden dışarıya kadar taşan bir tartışma sesi dikkatini çekmişti. Bir ana kızına:
“Kızım yarın satacağımız süte biraz su karıştır!” demekteydi. Kız ise:
“Anacığım halife süte su karıştırılmasını yasak etmedi mi?” dedi.
Ana kızının sözlerine sert çıkarak:
“Kızım gecenin bu saatinde halife süte su kattığımızı nereden bilecek?!.” dedi.
Ancak kız anasının süte su katma hilesini yine kabullenmedi:
“Anacığım! Diyelim ki halife görmüyor peki Allah da mı görmüyor?Bu hileyi insanlardan gizlemek kolay ama her şeyi görüp bilen kainatın Yaratıcısı Allah’tan gizlemek mümkün mü?..” dedi.
Bu kızın Allah korkusu içinde annesine verdiği cevap Hz. Ömer (ra)’ı son derece duygulandırdı. Müminlerin Emiri onu oğlu Asım ile evlendirdi. Beşinci halife olarak kabul edilen meşhur Ömer bin Abdülaziz işte bu temiz silsileden doğdu. (bk. İbnü’l-Cevzî Sıfatü’s-Safve II 203-204)
Esasen bu kıssadan alınacak birçok dersin yanında en önemli derslerden biri Allah’ı görüyormuşuz gibi yaşamamız ve her şeyin hesabının mutlaka sorulacağı imanıyla yarına ne gönderdiğimize bakmamız olmalıdır:
Konuyla ilgili birer ayet ve hadis meali şöyledir:
“Kitap ortaya konmuştur: Suçluların onda yazılı olanlardan korkmuş olduklarını görürsün. ‘Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmaksızın (yaptıklarımızın) hepsini sayıp dökmüş!’ derler. Böylece yaptıklarını karşılarında bulmuşlardır. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.”(Kehf 18/49)
“İhsan Allah’a O’nu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen O’nu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor.”(Müslim İman 1 5; Buhari İman 37)
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi