Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Hz. İsa inmek üzere ve genç büyümeden kıyamet kopacak hadislerini açıklar mısınız? 

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Soru Detayı

​1. Peygamberimize kıyamet ne zaman kopacak diyorlar O da bir çocuğu genci göstererek “Bu genç kişi fazla büyümeden kıyamet vaktinin geldiğini görecektir.” diyor. Kaynak: Sahih Müslim 2952-2953.
2. Bir hadis de var kıyamet vaktiyle ilgili yakında kopacağını söyleyen: “Gelmek üzere olan felaket Arabistan'a büyük yıkım getirecek. Bugün Yecüc Ve Mecücʼün seti şu kadar açıldı.” Kaynak: Sahih Müslim 2880-2881.
- Bu hadiste Arabistan'a yıkım deniliyor mesela böyle bir şey olmuş mudur?
3. “Yemin ederim ki Meryemʼin oğlu aranıza inmek üzeredir.” Kaynak: Sahih Buhari 2222 3448 ve Sahih Müslim 155 vs.
- Burada da kıyamet alametlerinden Hz. İsa’nın gelmek üzere olduğunu söylüyor.
- Bu üç hadis ne anlama geliyor?

Değerli kardeşimiz

1) Kur'an’da kıyamet vaktinin Allah’tan başka kimsenin kesin olarak bilemeyeceği ifade edilmektedir. Buna göre Hz. Peygamber (asm) Efendimizin bu soruya verdiği cevapta iki ihtimalin birden söz konusu edilmesi mümkündür belki de lüzumludur:

Birincisi: Kur'an’da yer aldığı gibi kıyamet vaktinin bilgisinin Allah’a mahsus olduğuna ve Allah bildirmedikçe hiç kimsenin bilemeyeceğine dair gerçeğin seslendirilmesi açıkça vaktinin bildirilmemesi. 

İkincisi:Yine Kur'an’da ifade edildiği üzere kıyametin her an gelebileceğine dair hakikati muhataba ders vermek.

İşte hadiste yer alan “Eğer bu genç yaşayacak olursa yaşlanmadan kıyametiniz başınıza kopabilir.” ifadesi alimler tarafından şöyle açıklanmıştır:

"Hadiste yer alan “sâatukum = kıyametiniz” sözcüğü insanların kendi ölümleri kastedilmiş olabilir. Bir de Peygamber Efendimizin (asm) o gencin ömrünün fazla uzun olmayacağı ve yaşlanmadan öleceğini Allah’ın bildirmesiyle bildiği için bunu söylemiş olabilir.” (bk. Nevevi Şerhu Müslim 18/90; İbn Hacer Fethu’l-Bari 10/556)

Bu tevil “Kim ölürse onun kıyameti kopmuş demektir.” hadisin manasına uygundur ve ikinci şıkta açıklanan gerçeğin ruhuna da muvafıktır. 

Demek ki bu hadiste o gencin gerçekten yaşlanmadan kıyametin kopacağına bir işaret değil bilakis bir irşad üslubu içerisinde “hem kıyamet vaktinin gizliliğine riayet etmeye hem de her an kıyametin kopmasının mümkün olduğuna dair” bir ders vermeye yöneliktir.

2) Bu manadaki hadis rivayeti değişik yollardan az farklı ifadelerle zikredilmiştir. (bk. Buhari 7135; Müslim 288-281)

Hz. Zeyneb’den gelen rivayetin tercümesi şöyledir:

“Resulullah (asm) bir gün yüzü kızarmış bir tedirginlik içerisinde çıkageldi. (Bir rivayette uykudan bu halde uyandı) ve şöyle buyurdu:

'Yaklaşmış bir şerden dolayı Arapların vay haline! Bugün Yecûc ve Mecûc’un seddinden bunun gibi (bir menfez) açıldı ve (bunu söylerken) baş parmağı ile yanındaki parmağını halka yaptı. (Hz. Zeyneb devamında şöyle diyor): Ben 'Ya Resulallah! İçimizde salih kimseler olduğu halde helak olacak mıyız?’ dedim. ‘Evet kötülük çoğaldığı zaman...’ buyurdu.” (bk. Buhari Müslim a.g.y).

Sorudaki hadis rivayetinin bazı şerhlerinde özellikle -Yecûc-Mecûc seddi göz önünde bulundurularak- kıyametin bir alameti olarak söz konusu edilmişse de asıl bu hadis rivayeti kıyametten değil Fitneden söz etmektedir. Bu fitnelerin başında ve ilk olarak ortaya çıkan Hz. Osman’ın şehit edilmesidir. Daha sonra Cemel Sıffin gibi fitneler ortaya çıktı. Hadiste özellikle “Vay Arapların haline!” denilmesinin bir hikmeti fitnelerin ilk defa Arap toplumunda meydana gelmesidir. (bk. İbn Hacer Fethu’l-Bari 13/107)

Bediüzzaman Hazretlerinin şu ifadeleri de konumuza ışık tutmaktadır:

“Hem Kur'an-ı Hakîm münasebat-ı kelâmiye cihetinde bir hâdiseden uzak bir hâdiseye intikal eder. Bu münasebatı düşünmeyen zanneder ki iki hâdisenin zamanları birbirine yakındır. İşte Sedd'in harabiyetinden kıyametin kopmasını Kur'an’ın haber vermesi kurbiyet-i zaman cihetiyle değil belki münasebat-ı kelâmiye cihetinde iki nükte içindir: Yani bu sed nasıl harab olacak öyle de dünya harab olacaktır. Hem nasılki fıtrî ve İlahî sedler olan dağlar metindir ancak kıyametin kopmasıyla harab olurlar; öyle de bu sed dahi dağ gibi metindir ancak dünyanın harab olmasıyla hâk ile yeksan olabilir. İnkılabat-ı zaman tahribat yapsa da çoğu sağlam kalır demektir.” (bk. Lem'alar On Altıncı Lem'a s. 109-110)

3) Bu hadis rivayetinde de Hz. İsa’nın mutlaka yakında yeryüzüne ineceğine deccalı öldüreceğine dikkat çekilmiştir. Bununla da deccal fitnesinin o zamanki dinsizlik ve diğer fitnelerin onun eliyle ortadan kaldırılacağına işaret edilmiştir.

Bu irşad üslubunda her asrın payı vardır. Her bir asırdaki insanlar hem -deccal süfyan Yecû-Mecûc gibi- gelecek fitnelerle ilgili uyarılardan çekindikleri için takvalı yaşamaya daha özen göstermişler hem de -Hz. Mehdi Hz. İsa gibi- gelecek müjdelerle biraz daha sevinç şevk ve ümit beslemişlerdir. 

Bu konuya ışık tutan Bediüzzaman Hazretlerinin ifadelerinden bir kısmı şöyledir:

“... İşte kıyamet dahi şu insan-ı ekber olan dünyanın ecelidir. Eğer vakti taayyün etseydi bütün kurûn-u ûlâ ve vustâ gaflet-i mutlakaya dalacak idiler ve kurûn-u uhrâ dehşette kalacaktı. İnsan nasıl hayat-ı şahsiyesiyle hanesinin ve köyünün bekasıyla alâkadardır."

"Öyle de hayat-ı içtimaiye ve nev'iyesiyle küre-i arzın ve dünyanın yaşamasıyla alâkadardır. Kur'an اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ der. 'Kıyamet yakındır.' ferman ediyor. Bin bu kadar sene geçtikten sonra gelmemesi yakınlığına halel vermez. Zira kıyamet dünyanın ecelidir. Dünyanın ömrüne nisbeten bin veya ikibin sene bir seneye nisbetle bir-iki gün veya bir-iki dakika gibidir. Saat-ı Kıyamet yalnız insaniyetin eceli değil ki onun ömrüne nisbet edilip baîd görülsün."

"İşte bunun içindir ki Hakîm-i Mutlak kıyameti mugayyebat-ı hamseden olarak ilminde saklıyor. İşte bu ibham sırrındandır ki her asır hattâ asr-ı hakikatbîn olan Asr-ı Saadet dahi daima kıyametten korkmuşlar. Hattâ bazıları 'Şeraiti hemen hemen çıkmış' demişler."(bk. Sözler Yirmi Dördüncü Söz s. 343)

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi