Uzman olmak için Şimdi başvurun.
✕Değerli kardeşimiz
“İslam garip başladı başladığı gibi (bir hale) dönecektir. Ne mutlu gariplere!” (1)
“Garib” uzak olan demektir. Güneş bizden uzaklaşıp kaybolduğu için “Güneş gurub etti.” denilir. Gurbet vatandan uzaklaşmaktır. Gurubda kaybolma gitme bir köşeye çekilme vardır. Anlaşılmayan söze anlayıştan uzak olduğu için “garib” denir.(2)
“Garib” kendi cemaatı kavmi arasında olmayan kendi beldesinde bulunmayan kimsedir. İlk Müslümanlar kendi vatanlarında kendi kavimleri arasında görünseler de gariptiler. Küfürle iman akla kara görmekle körlük(3) bilmekle cehalet kadar zıt ve uzaktı. Bu sebepten onlarla diğerleri arasında mekana bağlı olmayan bir uzaklık hatta zıtlık söz konusu idi.
Âlimler cahil çoğunluk yanında gariptirler(4) az olan müminler çok müşrik arasında gariptirler. Kötülerin ve şerlerin çokluğu yanında hayırlar ve hayırlılar az olunca garip olurlar. Fıskın isyanların büyük günahların içinde takva amel-i salih gariptir.
Böyle kötü bir çevrede ve zamanda iman ve salih amelin önemi pek büyüktür. İçinde yaşanılan çevrede fısk büyük günahlar şer ve isyanlar ne kadar çoksa orada barınabilen müminin imanın salih amelin takvanın değeri o derece artmaktadır. İslam ve iman ilminin kalktığı (5) müminin Müslümanın olmadığı veya çok az olduğu bir toplumda “garib” olmak amellerin sevaplarını olabildiğince arttıracaktır. Müminin zelil hakir edildiği facirin yüksek tutulduğu fıskın çok olduğu bir toplumda imanın ve amellerin keyfiyeti çok büyüktür. Orada din gariptir müminler gariptirler.
Bu hadis-i şerife göre:
a) İslam garip başlamıştır. Başlangıcı tarih kitaplarında anlatılır. Bu işi ilk başlatanlar da bu bakımdan gariplerdir.
b) Sonra İslam deniz dalgaları gibi zuhur etmiş(6) hak iman ahkam-ı ilahi galib olmuştur. Bir zaman gelecek İslam ilk başladığı duruma dönecek anlaşılamamasından ve hükümlerinin toplumda hakim olmamasından dolayı toplumda garip düşecektir.
Çoğu insanda bu menfi halin bulunması bidatların ve cahiliye zihniyetinin toplumda yer etmesi ile toplumda genel bir bozulma olacaktır. Artık ilk garipler dönemi gibi son garipler dönemi de başlamıştır. İslam'ın başlangıcında müşrikler tarafından ashaba reva görülen şeyler; tahkirler terziller küçümsemeler hafife almalar bu dönemde de kendini gösterecektir. Toplumda onlara hayat hakkı tanımama onların inançlarını fikirlerini ve hayat anlayışlarını ortadan kaldırma yoluna gidilecektir.
İlk gariplerin yaşadığı cemiyette günahlar isyanlar fısk nasıl diz boyu ise bu ikinci dönemde de adı Müslüman olan bir toplumda günahkarların fasıkların kötülerin zihniyeti hakim olacaktır.
Yine ilk devirde olduğu gibi bu menfi çevrede bozulan ümmet içinde az olan bir takım garipler bulunur. Onlar çoğunluğu teşkil edenler karşısında azlık olmalarına rağmen imanlarına yapışırlar çoğunluğun akıp gittiği mecradan farklı bir yönde yürürler kafa yapıları hayata bakışları anlayışları diğerlerine uymaz. Sanki o toplumun insanı değillerdir. Kendilerine yapılan her türlü işkenceye sabrederler zaten karşı koymaya güçleri de yoktur. Maddi mağlubiyet ve mahkumiyetlerine rağmen manen kuvvetlidirler. Dinlerine sıkı bir şekilde yapışırlar. İnançlarından ve yaşayışlarından taviz vermezler. İşte bunlar ümmetin sonunda gelen “ğuraba”dır.
Son gariplerin yaşadığı bozulmuş cemiyetlerin de ne gibi kötü hâller zuhur edeceğini Resulullah (SAV) hadis kitaplarının fitne ile ilgili bölümlerinde anlatmış ümmetini önceden uyarmıştır. Onun için sahabelerin ilk devirde dinlerinde fitnelendikleri gibi ümmetin sonlarında da fitne pek büyük bir rol oynayacaktır.
Son gariplerin zamanı da ilk gariplerin zamanı gibi pek şiddetli tehlikeli fitneli olacaktır. Resulullah (SAV) ahir zamandan haber verirken genel hatları ile o zamanı bize tasvir etmiştir.
Allah Rasülü’nün zaman zaman çeşitli şekillerde bize tablolaştırdığı bu fesat döneminde bir bakıma ilk başladığı hale dönecektir. Dindarlar da çektikleri sıkıntılardan dolayı amellerindeki sevap bakımından onlara benzeyeceklerdir.
Fakat ilk gariplerle son gariplerin önemli bir farkı vardır. İlk Garipler müşrik bir toplumda mücadele etmişlerdir. Ahir zamanda gelen son garipler fesad-ı ümmet zamanında bozulmuş İslam cemiyeti içinde cihat edeceklerdir. Son gariplerin işi ilk gariplere göre daha kolaydır. Zahmetleri daha azdır. Bu sebeple sevapta hayırda külli fazilette ilk garipler olan sahabelere yetişmeleri mümkün değildir. İlerlemeden sonra gerilemekle işe ilk başlamanın zorluğu bir değildir.
Kaynaklar:
1. el-Cami‘ li Ahkamil-Kuran IV 172 Ayrıca bk. Sahihu’l-Müslim 232 251. Hadisler Sunenu İbn-i Mace II 1319 (no: 3987 3988).
2. el-Müfredat s. 359 el-Mu’cemu’l-Vasit s. 647; el-Kamûsu’l-Muhit I 107-108.
3. Ayet-i kerimede “Görenle Görmeyen bir mi?” buyrulur. Ra’d 13/16.
4. el-Cami‘li Ahkamil-Kuran IV 172; Ayrıca bk. Sahihu’l-Müslim 232 251. Hadisler Sunenu İbn-i Mace II 1319 (no: 3987 3988).
5. el-Mufredat s. 359; el-Kamûsu’l-Muhit I 108. Ayrıca bk. Te’vilü Muhtelifi’l-Hadis s. 107-108; el-‘Acluni Ali b. Muhammed Keşfu’l-Hafa I-II Kahire ty. 887 (islamın garip başlaması ile ilgili hadis-i şerif için bk.)
6. Ramûzu’l-Ehadis s. 366; Sunenu İbn-i Mace II 1331 (no: 4015) 1339 (no: 4036: boş adamlar nutuk atacaklar.) 1344 (no: 4047: İlim ve Kuran yani onu anlama azalacak.) 1335 (no: 4050-4052: ilim kalkacak cehalet yeryüzüne inecek o hakim olacak. Burada ilimden maksat gün geçtikce gelişen teknik fen ilimleri değil dini ilimlerdir). Ayrıca bk. el-Buhari Muğire b. Berdubeh Sahihu’l-Buhari I-VIII İstanbul ty. VIII 89.
Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi