Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Felsefe nedir insan felsefe ile gerçeğe ulaşabilir mi?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Cevap

Değerli kardeşimiz

"Felsefe"  Yunanca "hikmet sevgisi" anlamındaki bu kelime insanlığın düşünce tarihi için kullanılmaktadır.

Felsefenin başlıca üç bölümü vardır:

1. Ontoloji (varlık)
2. Epistemoloji (bilgi)
3. Değerler Felsefesi. (etik / ahlak ve estetik)

Varlık felsefesi "Varlık var mıdır? Varlığın sebebi var mıdır? Eşyanın hakikati nedir?” gibi sorular üzerinde durur.

Bilgi felsefesi  "Bilgi nedir? Eşya hakkında kesin bilgiye ulaşılabilir mi? Bilginin kaynakları nelerdir? Bilginin değeri nedir?" gibi soruları ele alır.

Ahlak felsefesi  ahlakın menşeini kurallarını araştırır. Estetik ise  sanatla ilgili meseleler üzerinde yorumlar yapar.

Dikkat edilirse  felsefenin araştırdığı konularla dinin ele aldığı meselelerin çoğu aynıdır. Yani bu konular aynı zamanda dinin de konularıdır. Ancak din bunları vahiy merkezli olarak cevaplandırırken felsefe akıl merkezli olarak bunlara cevap arar.

İslam dini  menşeinde vahye dayanmakla beraber akla çok büyük önem verir. Fakat aklı her şey olarak da görmez. Zira akla dayanan felsefecilerin birbirinden farklı neticelere varmaları da gösteriyor ki akıl kâinatın bütün sırlarını çözmek için yeterli değildir. Görme olayında gören bir gözle beraber bir ışığa da ihtiyaç olduğu gibi gerçekleri görmek için de akıl gözüyle beraber vahiy güneşine ihtiyaç vardır.

"Akıl mı yoksa vahiy mi?" şeklindeki bir soru karşısında bir Müslüman "vahyin rehberliğinde akıl" formülünü nazara verir. Yani ne akıldan vazgeçer ne de vahiyden. Aklına sahip çıkar fakat özellikle metafizik konularda mücerret akılla yola çıkmaz vahyin ışığında aklını kullanır.

Metafizik konularda sadece akılla yol alanlar gecenin karanlığında önünü aydınlatmaya çalışan ışık böceğine benzer. Vahyin ışığında gidenler ise gündüz aydınlığında uçan arılar gibidir.

Aklın talebeleri olan felsefeciler tarih boyunca eksik olmamıştır. Günümüzde de felsefi konuların cazibesi pek çok insanı kendine çekmiş antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık zaman dilimi içerisinde onları bir ışık aramaya sevk etmiştir.

Felsefecilerin bir kısmında gerçekten bazı hikmetli sözler gerçeğe uzanan buluşlar olduğunu kabulle beraber bu düşünen beyinlerin vahiy güneşine kapalı kalmamaları gerekir.. Yoksa ömürleri ruhsuz sönük soğuk hayatsız meseleleriyle geçip gidecektir.

Şu noktaya önemle vurgulamak gerekir: Felsefe üzerine yapılan konuşmalarda genellikle “felsefe”nin yukarıda saydığımız üç koldan birinci ve üçüncü manaları nazara alınır. İkinci manada yani tabiatla ilgili aklî ilimler şeklinde de kullanılması daha az görülür... Bu ikinci konuda akla büyük iş düşer. Kâinat kitabına İlahi ilim ve hikmetle yerleştirilen ince manaları araştıran bütün fenni ilimler felsefenin bu bölümüne girer. Biz yukarıdaki açıklamalarımızda daha çok birinci ve üçüncü anlayışlara hitap etmiş olduk.

(bk. Gerçeğe Doğru C:3 Zafer Yayınları)

İlave bilgi için tıklayınız:

Felsefe neden kötülenmektedir? Bir Müslüman felsefeye karşı çıkabilir mi?

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi