Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Allah katında zaman mefhumu olmadığı halde bazı vakitlerin diğerlerinden daha faziletli olmasının hikmeti nedir?

Oluşturulma tarihi: 31.01.2025 23:17    Güncellendi: 31.01.2025 23:17
Cevap

Değerli kardeşimiz

Biz zamanla kayıtlıyız. Dünümüz var yarınımız var. Bunlar ömür denilen hayat süresinin safhaları... Lâkin bu safhalar hep nispî yâni birbirine göre bu isimleri alıyorlar... Bu günümüz yirmi-otuz saat kadar önce “yarın” diye yâd ediliyordu. Sabaha çıktığımızda ondan söz ederken “dün” diyeceğiz. Geçmiş ve gelecek zaman da dün ve yarından farklı değil. Her gün her saat hatta her an ayrı bir âlem... Belli bir anda kâinatta cereyan eden bütün hâdiseler bir an öncesine ve bir an sonrasına göre farklı tablolar meydana getiriyorlar. Öyleyse her an bu âlemde ayrı bir levha sergileniyor...

İşte zaman sıra sıra dizilen bu tablolarda okunuyor yahut bu tablolar zamanın içinde dokunuyor. Zaman hakkında çok şeyler söylenmiş. Mâhiyeti ne olursa olsun gerçek şu ki varlıkların hareketleriyle seyirleriyle konup göçmeleriyle ilgili bir kavram olan zaman bütün âlemlerin Rabbi ve Hâlıkı için söz konusu olamaz. Çünkü zaman da mahluktur. O yaratılmış ve yaratılacak bütün eşyayı ezelî ilmiyle bilir.

Bir kitaba bakan insan düşünmeli ki bu kitaptaki her kelime her satır her harf yazılmış. O halde bunları yazan zât yazı cinsinden olmayan kelimeye harfe benzemekten münezzeh birisi olmalı!..

Şu dünyamız şu bütün insanlar hayvanlar bitkiler zaman nehrinde durmadan akıyorlar... Ölüme kıyamete doğru yol alıyorlar. Bu nehri akıtan zât elbette zamandan münezzehtir. Yâni onunla bağlı ve kayıtlı değildir. Ve bu nehirde akanların hiçbiri zamandan münezzeh olmayı lâyıkıyla bilemez.

Zaman ve mekânlar bütün kıymet ve kutsiyetini hakikatte Allah’ın dilemesinden alırlar. Bu İlâhî dileme ise varlıklar için binbir maslahat ve hikmetler içerir. Ayrıca o zaman dilimlerinde gerçekleşen mühim olaylar ve o mekânları dolduran kıymettar mekînler de içinde bulundukları zaman ve mekâna değer kazandırmışlardır. İslâm’da mübarek zaman dilimlerinin kudsiyeti de meşiet–i İlâhî’den geldiği için Müslümanlara sonsuz feyz ü bereketin nüzulü için birer vesile olmaktadırlar.

Mübarek ay gün ve geceler İslâm’ın şeairindendir; hususi kıymetleri ve kerametleri vardır. Kâinat semavat fezayı âlem ve bütün varlıklar bu kutlu zaman dilimlerine hürmet etmektedir. Âyet veya hadîslerin kutsallığını tespit ettiği ve Mü’minlerin de yüzyıllardan beridir kutladığı bu mübarek ay gün ve geceler senenin içine dağılmış vaziyette bulunmaktadır.

Sevgili Peygamberimiz (sas)’in hicretini esas alan ay takvimine göre Recep Şaban ve Ramazan ayları öncelikli olan kutsal aylardır. İslâm toplumunda bu aylara Şühûr–u Selâse (Üç Aylar) denilmiştir. Eşhürü’l–Hurum (Haram Aylar) ise Muharrem (ki senenin ilk ayıdır) Zilkade Zilhicce ve Recep aylarıdır.

Mübarek günlere gelince: Hicrî Yılbaşı Aşûre Günü Arafe Günü Ramazan ve Kurban Bayramları Cuma Günleridir.

Selam ve dua ile...
İslami Destek Sitesi