1-)
Çeşitli asırlar içinde yaşamış İslâm âlimlerinin büyük çoğunluğu kamerî aybaşlarının tesbitinde rüyetin esas alınması hesaba (astronomiye) itibar edilmemesi görüşünü savunmuşlardır. Buna karşılık her asırda rüyetten başka dini ölçülere uygun olarak hesapla da aybaşlarının tayininin mümkün olduğu yapılan hesaplara göre Ramazan ve bayram ilânlarının caiz bulunduğu görüşünü benimseyen ve savunan muhakkik âlimler de bulunmuştur. Aslında rüyet üzerinde ısrar eden âlimlerin büyük çoğunluğu da hesabın değerini inkâr ettikleri için değil kendi devirlerinde astronomi ilminin pek çok konularda yetersiz olması hesap bilenlerin azlığı bu yolun benimsenmesi halinde müslümanların sıkıntıya düşecekleri gibi... düşünce ve endişelerle hesap metodunu benimsememişlerdir. Daha sonraki asırlarda yetişen ve aynı yolu benimseyen âlimler de -genellikle öncekilerin rüyet üzerinde ısrar göstermelerindeki gerçek sebebi araştırmadan- onların savundukları yola bağlı kalmışlardır. artık Ayın bütün hareket ve menzilleri en ince teferruatına kadar bilinip kolaylıkla hesap edilebildiği ve dini ölçülere uygun olarak hilâlin ilk görüleceği yer ve zamanın kesinlikle bilinebildiği cihetle kamerî aybaşlarının tesbit ve ilânında astronomiye itibar edilmelidir. Ancak dinî bir geleneğin yaşatılması düşüncesinden hareketle de ayrıca yetkili ve sorumlu merciler tarafından hilâlin usulüne göre gözlenmesi de mümkündür. Hesaplar hilâlin yeryüzünden görülebilme ölçüsüne dayandırıldığı takdirde -ihtilâf-ı metalı--ya itibar etmemek şartı ile- hesap ile bu gözlem arasında bir mübayenet de olmayacaktır.
Kaynak: İmam Malik Muvatta Oruç Kitabı
Konu: Oruca Başlarken Ve Bitirirken Hilâle Göre Hareket Edilmesi [1]