28-)
Zeyd b. Eşlem Rivâyet eder: Resûlüllah bir gece Mekke yolunda konakladı. Kendilerini namaza kaldırması için de Bilâl-i vazifelendirdi ve uyudu. Ashab da uyudu. (Bir süre sonra) Bilâl da uyudu. Ancak güneş doğunca uyanabildiler. Uyanıp telâşa düşünce Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) hemen bineklerine binmelerini o vadiden çıkmalarını emretti ve: «Bu vadide şeytan vardır» buyurdu. (Develerine ve atlarına) bindiler. Vadiyi geçtikten sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) inmelerini ve abdest almalarını emretti. Bilâl-a da ezan okumasını veya kamet getirmesini söyledi. Resûlüllah namazı kıldırdı cemaate döndü. Korku ve heyecanlarını görünce onlara: insanlar! Şüphesiz ruhumuzu Allah aldı (Bizi Allah uyuttu). Dileseydi ruhumuzu bize başka bir zamanda iade ederdi. Bizi daha erken uyandırırdı. Resulü Ekrem bu sözü ile şu ayete işaret ediyor: «Allah (insanların) ölümü zamanında ruhları alır ölmeyenlerin de uykuları sırasında. Böyle ölümüne hükmettiği kimseninkini alıkor diğerini belli bir vakte kadar gönderir. Bunda muhakkak düşünen insanlar için ibretler vardır.» (Zümer sûresi 42) «Uyku küçük ölüm» denilmesinin sebebi de budur. kim uyuyakalır yahut unutur da namazı kılanı azsa uyanınca namazını vaktinde kıldığı gibi kılsın» dedikten sonra Ebû Bekr-e dönerek: «Bilâl namaz kılıyordu şeytan geldi onu yatırdı ninni ile uyutulan çocuk gibi onu uyuttu.» dedi. Daha sonra Hazret-i Peygamber Bilâl-i çağırdı. Bilal Resûlüllah’ın (daha önceden) Ebu Bekr-e haber verdiği şeylerin aynısını kendisine anlatınca Ebu Bekr «Gerçekten senin Allah-ın Resulü olduğuna şahadet ederim» dedi. Bütün Muvatta râvîlerinin ittifakiyle hadis mürseldir.