1356-)
Abdullah b. Ebî Habibe-den: Henüz gençtim. Bir adama: Beytullah-a kadar yürüyeceğim desem de Beytullah-a kadar yürümek bana nezir olsun demesem ne lâzım gelir?» diye sordum. Adamın biri de bana elindeki küçük bir salatalığı göstererek: Beytullah-a kadar yürüyeceğim dersen bunu sana vereceğim» dedi. Ben de: Evet Beytullah-a kadar yürüyeceğim» dedim. Henüz o zamanlar gençtim. Biraz bekledikten sonra durumu anladım. Bana: lâzım» denildi. Ben hemen Said b. Müseyyeb-e gelerek durumu arzettim o da bana: lâzım.» deyince ben de yürüdüm. Mâlik der ki: Bu konuda durum biz Medine-liler arasında da aynıdır. Şeybanî 745. «Beytullah-a kadar yürüyeceğim» demekle «Beytullah-a kadar yürümek bana nezrolsun» demek arasında fark yoktur. Bir de buraya gitmeye hac için nezretmişse gitmesi üzerine vaciptir. Fakat namaz kılmak için nezretmişse İmâm-ı Mâlik ve Şafiiye göre yine gider; Ebû Hanife-ye göre gitmesi gerekmez. Namazı herhangi bir yerde kılabilir.
Kaynak: İmam Malik Muvatta Adaklar Ve Yeminler Kitabı