2028-)
İmâm-ı Mâlik der ki: Bir kimseye kırad olarak sermaye veren kimsenin o sermayenin zekâtının özellikle kendi hissesine düşen kârdan ödenmesini şart koşamaz. Çünkü bunu şart koşunca hissesine ayrılacak kârdan kendisi için sabit bir fazlalık şart koşmuş olur. Aynı zamanda şart koştuğu miktar kârdan çıkarıldıktan sonra geriye başka mal kalmayabilir. Bu miktar kârın hepsini kapsayabilir. Böyle olunca da çalışanın hissesine bir şey kalmaz. Bu durum bilinemiyeceği için böyle bir şart da caiz değildir. (Bâcî el-Münteka: c.5 s. 163). Yine bir kimsenin ortaklık için sermaye verdiği kimseye yalnız filan kimseden mal satın alacaksın diye şart koşması caiz değildir. Hanife-ye göre ise böyle bîr şart caizdir. Bu o kimsenin güvenilir birisi olmasından ileri gelir. Bunda da ortakların menfaati vardır. Çünkü o takdirde çalışan ortak belli olmayan bir ücretle iş yapan bir ücretli durumuna düşer.
Kaynak: İmam Malik Muvatta Kırâd (sermaye-emek
Ortaklığı)