2042-)
İmâm-ı Mâlik der ki: Bize göre üzerinde ittifak edilen husus şudur: Bir kimse diğer birine kırad olarak bir mal verir o da bununla bir eşya satın alarak veresiye satar ve kâr eder sonra da alacağını teslim almadan önce ölürse varisleri istedikleri takdirde o alacağı teslim alabilirler. Eğer bu hususta emin iseler babalarına şart koşulan kâr onların hakkıdır. Eğer o alacağı istemeyi hoş görmezler mal sahibi ile borçluyu başbaşa bırakırlarsa onu istemekle mükellef tutulmazlar. Yani onu mal sahibine havale ettikten sonra kâra ve zarara karışmazlar. Eğer o alacağı tahsil ederlerse babaları için şart koşulan kâr ve nafaka kendilerine ait olur. Çünkü onlar bu hususta babalarının vekili sayılırlar. Eğer onlar bu hususta güvenilir değillerse güvenilir ve emin birini getirebilirler. O bütün malı ve kazancı tahsil edince babalarının hakkına sahip olurlar.
Kaynak: İmam Malik Muvatta Kırâd (sermaye-emek
Ortaklığı)