2723-)
Yahya der ki: İmâm-ı Mâlik-e -Bir kadın mahremi olmayan yabancı erkeklerle veya kölesiyle yemek yiyebilir mi?» diye soruldu. İmâm-ı Mâlik şöyle cevap verdi: Bir kadının herhangi bir erkekle yemek yemesi din yönünden belli kurallara uygun şekilde olursa bir mahzur yoktur. Bir kadın kocasıyla yemek yiyen diğer erkeklerle veya kardeşiyle birlikte yemek yiyen diğer yabancı erkeklerle yemek yiyebilir. Aralarında soydan veya evlenme neticesinde veya süt emme sonucu meydana gelen akrabalık bulunmayan yabancı bir erkekle bir kadının yalnız başlarına kalması mekruhtur. İmâm-ı Mâlik yukarıdaki sözleriyle bir kadının yabancı bir erkekle yemek yemesinin iki şart yerine gelirse mahzurlu olmadığını açıklıyor. Bu şartlardan bin kadının elleri ve yüzü hariç diğer bütün avret mahalleri kapalı olmalıdır. İkincisi sofrada mutlaka mahremlerinden yani baba oğul kardeş amca ve dayısı gibi bir yakını bulunması lâzımdır. Bu iki şart yerine geldiğinde beis kelimesini kullandığından efdal olan kadının yabancılarla birlikte yemek yememesidir. Mâlik aralarında akrabalık olmayan (mahremi olmayan) bir kadınla birerkeğin başbaşa kalmaları mekruhtur demekle Allah bilir haramdır demek istiyor. İmâm-ı Mâlik-in bu sözleri kadının ellerine ve yüzüne bakılabileceğine ve bunun bir fitneye sebep olmadıkça mubah olduğuna delalet eder. Zira yemek yemek eller ve yüz açılmaksızın mümkün olmaz.
Kaynak: İmam Malik Muvatta Hazret-i Peygamber-in
Nitelikleri