2730-)
Sehl b. Huneyf’in oğlu Ebû Ümame-den: Âmir b. Rebia Sehl b. Huneyf’i gusül yaparken gördü ve: Hiç güneş görmeyen ciltler bile bugünki gördüğüm gibi değildir demesiyle Sehl yıkıldı. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-e gelerek: Ya Resûlallah Sehl b. Huneyf hakkında yapacak bir şeyin var mı? Vallahi başını kaldıramıyor.» dediler. (sallallahü aleyhi ve sellem): (Ona nazar eden) birini itham ediyor musunuz?» diye sorduğunda: Amir b. Rehia-yı itham ediyoruz.» dediler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Amir-i çağırarak kızdı ve: Sizden biri kardeşini neden (gözle) öldürüyor? Ona bereketle dua etseydin ya! Şimdi onun için yıkan.» dedi. Amir de yüzünü ellerini dirsek ve dizlerini ayak topuklarını ve böğürlerini bir kab içersinde yıkadı. Sonra (O su) Sehl-in üzerine döküldü. Sehl de iyileşerek oradakilerle beraber gitti hiç bir şikâyeti kalmadı. Görünüşte mürseldir. Ancak bu hadis babasından duyulmuştur. Ayrıca bkz. İbn Mâce 31-Tıb 32. önceki hadisi şerifle abdest burada ise yıkanma (gusül) zikredilmiştir. Ancak buradaki gusül de abdestteki fiillerle açıklanmıştır. Çünkü abdest bilindiği üzere belirli azaların yıkanmasıdır. Göz değmesinden dolayı alman abdesti alimler şöyle tarif etmişlerdir: Bir kab içersinde su getirilir ve yere konulmadan biraz yüksekçe tutulur. Nazar eden kimse o sudan bir avuç alır mazmaza yapar (ağzına ahr) sonra geri kaba boşaltır. Sonra oradan su ahr bir defa yüzünü kabda yıkar. Sonra sol eliyle alır sağ eline döker sonra sağ eliyle alır sol elinin tersine (üzerine) döker. Sol eliyle sağ dirseğini sağ eliyle de sol dirseğini yıkar. Aynı şekilde sol eliyle sağ ayağına sağ eliyle sol ayağına su döker. Bundan sonra yine aynı şekilde sol eliyle sağ dizine sağ eliyle de sol dizine su döker. Bunların hepsi kabın üzerinde olur. Sonra da sağ böğrünü kabdaki suya sokar. Bileğinden dirseğe kadar ve ayak topuğundan dizine kadar olan kısımları yıkamaz. Bu şekilde abdest işi bitince o su göz değen kimsenin arka taraftan başına dökülür. Yukarıdaki hadisi şeriflerde Sehl ve Âmir (radıyallahü anh)-nın Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-in emrine uygun olarak böyle davranmaları neticesi Selıl-in kendisine isabet eden göz değmesi rahatsızlığından kurtulduğunu görüyoruz. Fakat buradaki hikmet ve sebeplerin tahlilini yapmak mümkün değildir. Çünkü akıl her şeyin sırrını çözemez. Bundaki mananın akıl yoluyla anlaşılmaması bunu reddetmeyi gerektirmez. (Bâcî el-Münteka c.7 s. 256-57 ve Sünen-i İbn Mâce s. 2 s. 1160-daki 3510 no.lu hadisin dipnotu).
Kaynak: İmam Malik Muvatta Nazar (göz Değmesî) Kitabı