373-)
Bize Abdulazîz ibnu Suheyb Enes-ten tahdîs etti (o şöyle demiştir):Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Hayber gazasına çıkmıştı. Hayber-in yanıbaşında sabah namazını daha karanlık iken kıldık. Sonra Allah-ın Peygamberi (hayvanına) bindi. Ebû Talha da bindi ben de Ebû Talha-nın terkisinde idim. Allah-ın Peygamberi Hayber-in sokağı içine sürdü. Benim dizim Allah-ın Peygamberi-nin uyluğuna dokunur hâldeydi. Sonra izârını(yânı futasını) uyluğundan sıyırdı. Hattâ Allah-ın Peygamberi-nin uyluğunun aklığı hâlâ gözümün önündedir. Şehre girerken de: "Allahu Ekber Hayber harâb oldu -yahut harâb olsun- Biz bir kavmin yurduna girdik mi inzâr edilmiş olanların hâli yaman olur!" buyurdu. Bunu da üç kerre söyledi. Enes dedi ki: Hayberliler (sabah vakti) işlerinin başına çıkınca: İşte Muhammed; râvî Abdulazîz ibn Suheyb-in bâzılarından rivayetine nazaran da: İşte Muhammed! İşte ordu! Dediler. Enes dedi ki: Biz Hayber-i zorla yânı harben ele geçirdik. Harb esirleri toplandı. Akabinde Dıhye gelip: Ey Allah-ın Peygamber-i bana esirlerden bir câriye ver dedi. Peygamber ona: "Git de bir câriye al" buyurdu. Dıhye Safiyye bintu Huyey-i aldı. Bir kimse Peygamber-e geldi ve "Ey Allah-ın Peygamberi Dıhye-ye Benû Kurayza ile Benû Nadr-ın seyyidesi olan Safiyye bintu Huyey-i verdin. (Halbuki) o kadın senden başkasına münâsib olamaz dedi. Bunun üzerine: "Onu da onu da çağırınız" buyurdu. Akabinde Dıhye Safiyye-yi getirdi. Peygamber Safiyye-ye baktı da Dihye-ye:"Esirlerden bundan başka bir câriye al" buyurdu. Enes dedi ki: Peygamber Safiyye-yi azâd etti ve onunla evlendi. Sabit el-Bunânî Enes-e hitaben: Yâ Ebâ Hamza Peygamber Safiyye-ye mehr olmak üzere ne verdi? Dedi. Enes: Safiyye-nin nefsini; onu azâd etti ve onunla evlendi dedi. Nihayet yol üzerinde iken Ümmü Süleym Safiyye-yi Peygamber için süsledi ve gece olunca onuPeygamber-e teslim edip gerdeğe koydu. Artık Peygamber güveyi olmuştu. Sabah olunca: "Kimde birşey varsa onu getirsin" buyurdu da bir yaygı yaydı. Artık kimi insan hurma kimi yağ getirmeğe başladı. Râvî Abdulazîz: Enes sevîkı de saydı zannediyorum dedi. Enes dedi ki: Oradaki cemâat "hays" yemeği yaptılar. İşte Rasûlüllah-ın düğün aşı bu olmuş oldu.