1073-)
bize el-Velîd(el-Kuraşî) tahdîs edip şöyle dedi: Bize İbnu Nemir (Abdurrahmân ed-Dımaşkî) haber verdi. O İbn Şihâb-dan; o da Urve-den; o da Âişe (r.anha)-den işitti ki Peygamber(sallallahü aleyhi ve sellem) kusûf namazında kıraatini açıktan okumuştur. Peygamber kıraatini bitirdiği zaman Allâhu Ekber deyip rukû-a vardı. Rukû-dan yükseldiği zaman Semiallâhü limen hamideh Rabbena ve lekel-hamd dedi. Sonra kusûf namazında tekrar kıraate başlardı ki iki rek-at içinde dört rükû ile dört secde ederdi. Velîd dedi ki:)el-Evzâî ve ondan başkası şöyle dedi: Ben ez-Zuhrî-den işittim; o da Urve-den; o da Âişe (r.anha)-den (O şöyle demiştir): Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında güneş tutuldu da Rasûlüllah bi-s-salâti câmiaten (yani cemâatle namaza hâzır olun) diye nida etmek üzere munâdî çıkardı. Akabinde öne geçti ve iki rek-at içinde dört rükû- ile dört secde yaparak kusûf namazını kıldırdı. şöyle dedi: Ve yine bana Abdurrahmân ibnu Nemir haber verdi. O İbnu Şihâb-dan bunun(yani birinci hadîsin) benzerini işitmiştir. Şihâb ez-Zuhrî dedi ki: Ben Urve-ye hitaben: Senin kardeşin böyle yapmadı. Kardeşin Abdullah ibnu-z-Zubeyr Medine-de kusûf namazı kıldırdığı zaman sabah namazı gibi iki rek-at namazdan başkasını kıldırmadı dedim. Evet çünkü o sünnete denk düşüremedi dedi. Kusûf namazında kıraati açıktan okumak hakkındaki bu hadîsi ez-Zuhrî-den rivayet etmekte Sufyân ibnu Huseyn ile Süleyman ibnu Kesîr İbnu Nemir-e mutâbaat etmişlerdir.