1569-)
Abdullah ibn Abbâs (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gerek kendisi gerek sahâbîleri saçlarını taradıkları güzel kokular süründükleri (en güzel) izâr ve ridâlarını giydikten sonra Medine-den (öğle ile ikindi arasında Veda Haccı için) yola çıktılar. Peygamber giyilmesi âdet olan ridâlar ve izârlardan hiçbirşeyi giymekten kimseyi men- etmedi. Yalnız(kokusu ve rengi) vücûda bulaşacak derecede zağferânlı libâsın giyilmesini nehyetmişti. Bu büyük hacc topluluğu gündüzün Zu’l-Huleyfe-ye vardı. (Öğle namazını orada kıldı ve Zu-l-Huleyfe-de geceledi. Sabahleyin) Peygamber devesine bindi. Beydâ Dağı-na yükselince Peygamber ve sahâbîleri tehlîl ve telbiye ettiler. Peygamber kurbanlık devesine kılâde (yani gerdanlık) takdı ve kurbanlık nişânıyle nişanladı. Bu telbiye ve kılâde işleri Zu-l’ka-de-den beş gün kala (ayın yirmi beşinde) olmuştu. Nihayet Zu’l-hicce-nin dördüncü günü Peygamber Mekke-ye vardı. Beyt-i tavaf Safa ile Merve arasında sa-y etti. Kurbanlık develerine nişan taktığı için de artık o hayvanlar kurbanlık bedene olduklarından dolayı Peygamber ihramdan çıkmadı. Tavaf ve sa-ydan sonra Peygamber hacca telbiye edici olarak Mekke-nin yüksek tarafındaki Hacûn mevkiine konakladı Ka-be-yi tavaf ettikten sonra artık tâ Arafat-tan dönünceye kadar Ka-be-ye bir daha yaklaşmadı. Peygamber sahâbîlerine Beyt-i tavaf etmelerini Safa ile Merve arasında sa-y etmelerini sonra da saçlarını kısaltmalarını bundan sonra da ihramdan çıkmalarını emreyledi. Peygamber-in bu emri beraberinde kılâdelediği bir kurbanlığı bulunmayan kimseler içindi. Böyle bir kimse ihramdan çıktığında beraberinde zevcesi varsa artık zevcesi kendisine halâldır(yani onunla cinsî münâsebeti halâldır). Güzel koku sürünmesi (mu-tâd olan) elbiselerini giymesi de halâldır .
Kaynak: Sahîh-i Buhârî Kitâbuz-zekât
Konu: İhrama Giren Kimsenin Elbiseler Rıdalar Ve İzarlar Nevinden Giyebileceği Şeyler Bâbı