3478-)
Ben geceleyin kendimi Ka-be yanında gördüm. Ansızın esmer bir zâtla karşılaştım. Sanki o görülen esmer erkeklerin en güzelidir. Başının saçı iki omuzu arasında sarkıyor. Saçları taranıp arınmıştı da başı su damlatıyordu. İki elini iki kişinin omuzlarına koyarak o iki kişi arasında Beyt-i tavaf ediyordu. Bu kimdir? dedim. Meryem -in oğlu Mesîh -tir dediler. onun arkasında gayetle kıvırcık saçlı sağ gözü sakat ve börtlek gördüğüm insanlar arasında İbnu Katan-a en çok benzeyen birisini gördüm. Bu da iki elini iki kişinin omuzlarına koyarak Beyt-i tavaf ediyordu. Bu kimdir? diye sordum. Bu Mesih Deccâl-dir dediler". hadîsi Nâfi-den rivayet etmekte Ubeydullah Mûsâ ibn Ukbe-ye mutâbaat etmiştir. Bana ez-Zuhrî Sâlim-den tahdîs etti ki babası Abdullah ibn Omer şöyle demiştir: Hayır vallahi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) İsâ için "Kırmızı (çehrelidir)" demedi. Lâkin o şöyle buyurdu: uyumuştum ru-yâmda Ka-be-yi tavaf ediyordum. O sırada esmer salıverilmiş düz saçlı bir kişi gördüm. İki kişi arasında onlara dayanarak iki tarafa bocalayarak sevkediliyordu (tavafı böyle yapıyordu) başı da su damlatıyordu yahut başı su akıtıyordu. Ben: Bu kimdir? diye sordum. Meryem oğlu-dur dediler. yönelmek üzere yürüdüğüm sırada bir de kırmızı yüzlü uzun boylu başı kıvırcık saçlı sağ gözü sakat börtlek; sanki salkımındaki emsalinden dışarı çıkmış iri bir üzüm tanesi. (Orada bulunanlara:) Bu kimdir? diye sordum. Bu Deccâl-dir dediler. benzerlikçe insanların en yakın olanı İbnu Katan-dır." İbnu Katan Huzâa kabilesinden Câhiliyet devrinde helâk olmuş bir adamdır demiştir.