3490-)
Yine Huzeyfe şöyle dedi: Ve ben Rasûlüllah-tan işittim şöyle buyuruyordu: "Sizden evvel geçen ümmetlerden bir kişi vardı. Onun ruhunu almak için ölüm meleği ona geldi (ve ruhunu alıp gitti diriltildiğinde) ona: Dünyâda bir hayır işledin mi? diye soruldu. da: Bir hayır işlediğimi bilmiyorum dedi. Ona: İyi düşün! denildi. Oda: Ben (ömrümde) hiçbir hayır işlediğimi bilmiyorum. Ancak şu var ki ben dünyâda insanlarla alışveriş yapardım da alacaklarımı toplardım. Hâli vakti yerinde olan borçluya va-de verirdim. Fakır borçluya da borcunu bağışlardım dedi. üzerine Allah o kimseyi cennete girdirdi". yine Huzeyfe şöyle dedi: Ben yine Rasülullah-tan işittim şöyle buyuruyordu: " (Sizden evvelki ümmetler içinde) bir kişiye ölüm gelip çatmıştı. O hayâttan ümidini kesince ailesine şöyle vasiyet etti: Ben öldüğümde birçok odun toplayınız. Bu yığını bir ateşle tutuşturup yakınız (ve beni bu ateşe atınız). Ateş benim etimi yiyip de kemiğime ulaşıncaya kadar bırakınız. Kemiğimi yakınca bu yanmış kemikleri alınız onu döğüp un yapınız. Sonra rüzgârı şiddetli bir günü bekleyiniz. Ve (bu unu fırtınalı günde) deniz içine savurunuz. halkı bu vasiyetin gereğini yaptılar. Fakat Allah onun zerrelerini topladı da ona: Niçin böyle yaptın? diye sordu. O kişi: Ben Sen-den korktuğumdan dolayı böyle yaptım diye cevâb verdi. üzerine Allah onu mağfiret eyledi." Ukbe ibn Âmr Huzeyfe-ye: Ben de RasûIullah(sallallahü aleyhi ve sellem)-tan işittim; bu hadîsi söylüyordu. O vasiyet eden kişi bir kefen soyucu idi demiştir.