3544-)
Buradaki iki senedde Ebû Hureyre (radıyallahü anh) şöyle demiştir: aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Kureyş Evs ileHazrec Cuhayne Muzeyne Eşlem Eşca- Gıfâr (kabileleri ferdleri) benim hâlis yardımcılarımdır. Onların da Allah-tan ve Rasûlüllah-tan başka velîleri (himaye edenleri) yoktur". şöyle demiştir: Abdullah ibnu-z-Zubeyr Âişe-ye Peygamber-den ve Ebû Bekr-den sonra insanların en sevgilisi idi. Abdullah da Âişe-ye insanların en itaatlisi idi. Âişe öyle bir cömert idi ki kendisine gelen Allah rızkından hiçbirşeyi tutmaz sadaka yapar idi. Âişe-nin elleri üzerlerinden tutulmaya(yânı atıyye vermekten men- olunmaya ve hacr edilmeye) lâyık olur dedi. duyan Âişe: Benim ellerim üzerlerinden tutulur mu? Eğer Abdullah ile kelâm edersem üzerime adak olsun! dedi. Abdullah Kureyş-ten birtakım adamlarla ve hassaten Rasûlüllah’ın dayıları vâsıtasıyle kendisinden razı olması darılmaması için Âişe-den şefaat istedi. Âişe bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Peygamber-in dayıları olan Zuhrîler -ki Abdurrahmân ibnu-l-Esved ibn Abdi Yegûs ile el-Mısver ibnu Mahrame de bu Zuhre oğulları-ndandılar- Abdullah ibnu-z-Zubeyr-e: Bizler Âişe-nin yanına girmek için izin istediğimiz zaman sen de bizimle beraber izin istemeden kendini pencereden içeriye at! Dediler. onların dediğini yaptı. Âişe onların şefaatini kabul ettiği için Âişe-ye -yeminine keffâret olarak istediği kadarını âzâd etmesi için- on tane köle gönderdi. Âişe onların hepsini âzâd eyledi. Bundan sonra Âişe köleleri âzâd etmeye devam etti. Nihayet kırk sayısına ulaştığında: Yemîn ettiğim zaman işleyip de kendisinden kurtulabileceğim belli bir iş bir sayı ta-yîn etmiş olmamı çok arzu ettim dedi.