Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Âl-i İmrân Sûresi

Oluşturulma tarihi: 5.02.2025 19:20    Güncellendi: 5.02.2025 19:20
4602-) Bize İbnu Şihâb Saîd ibnu-l-Müseyyeb ile Ebû Seleme ibn Abdirrahmân-dan; onlar da Ebû Hureyre (radıyallahü anh)-den olmak üzere tahdîs etti ki Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir kimsenin aleyhine beddua etmek yahut bir kimsenin lehine hayır duâ etmek istediği vakit rukû-dan sonra kunût yapardı. bazen şöyle demiştir: Rasûlüllah: "Semiallâhu limen hamideh Rabbena leke’l-hamd" dediği zaman "Yâ Allah el-Velîd ibnu-l-Velîd-i Seleme ibnu Hişâm-ı Ayyaş ibn Rabîa-yı kurtar! Yâ Allah Mudar-ı daha beterine içinde bulundukları bu yılları Yûsuf Peygamber-in o şiddetli yıllarına benzet!" der ve bunu açıktan söylerdi. Rasûlüllah bâzı kerre sabah namazının bir kısmında: "Yâ Allah Fulân veFulân-a la-net et!" diye bâzı Arab kabilelerine beddua ederdi. Allah: "İşten hiçbirşey sana âid değildir. Allah ya onların tevbesini kabul eder yahut onları kendileri zâlim kimseler oldukları için azâblandırır" âyetini indirdi (de Peygamber namazda beddua etmeyi bıraktı) ise arkanızdan sizi çağırıyordu... " (Ayet: 153) lafzı "Ahırıkum" lafzının müennes kılınmışıdır. ibn Abbâs: İki güzelliğin biri fetih yahut şehîdliktir demiştir

Kaynak: Sahîh-i Buhârî Kitâbu’t - Tefsîr
Konu: Âl-i İmrân Sûresi