4621-)
İbn Abbâs radıyallahü anhüma şöyle demiştir: İslâm-ın başlangıcında kişinin malı öldüğü zaman mîrâs olarak oğluna kalırdı. Vasiyet de ana ile babanın hakkı idi (yalnız ebeveyne vasiyet edilirdi). Bilâhare Allah bundan irâde ettiği kısmını(mîrâs âyetiyle) neshetti de mîrâsı erkeğe iki dişi payı kadar ta-yîn buyurdu. Ana ile babadan her birisine de(eğer çocuk varsa) altıda bir verdi çocuk yoksa üçte bir verdi. Yine kadına (çocuk bulunduğu surette) sekizde bir çocuksuzsa dörtte bir verdi. Zevceye de(çocuk yoksa) yarı (çocuk varsa) dörtte bir hisse verdi. Kadınlara zorla mirasçı olmanız ve onları -kendilerine verdiğiniz mehirden birazını giderebilmeniz için- tazyik etmeniz size halâl olmaz.." (Âyet: 19) İbn Abbâs-tan: "Lâ ta-dulûhunne" "Onları kahretmeyin"; "Hüben" "Günâh"; "en-Teûlû" "Meyletmeniz"; "Nıhleten" "en-Nıhletu" "el-Mehru" demektir diye tefsir ettiği zikrolunuyor.