4663-)
Bize Sabit el-Bunânî Enes (radıyallahü anh)-ten tahdîs etti (ki şöyle demiştir): "Fadîh" denilen şu hurma şarâbının döküldüğü gün; - (Buhârî dedi ki:) Ve bana Muhammed (ibn Selâm el-Beykendî) Ebu-n-Nu-mân-dan rivayetinde şunu ziyâde etti:- Enes dedi ki: Ben o gün Ebû Talha-nın evinde içki içmekte olan bir topluluğa sâkîlik ediyordum. Hamrın haram kılındığı hakkındaki kelâm indi. Rasûlüllah bir nidâcıya emredip i-lân ettirdi. Bu sesi işitince Ebû Talha bana: Çık bak bu ses nedir? Dedi. dedi ki: Ben de çıktım sonra dönüp: O nidâcı: Ey mü-minler! Biliniz ki şarâb haram kılınmıştır! diye nida edip i-lân ediyor dedim. üzerine Ebû Talha bana: Haydi git o şarâbı dök! Dedi. dedi ki:(Döktüm herkes de evindeki şarâbını döktü.) Medîne sokaklarında su gibi şarâb aktı. dedi ki: O zaman Medîneliler-in hamrı "Fadîh" idi. Bu sırada halktan bâzı kimseler: günü mücâhidlerden) bir topluluk karınlarında şarâb olduğu hâlde öldürüldüler (bunlar ne olacak)? Dediler. dedi ki: Bunun üzerine Allah: "îmân edip de iyi işler yaparak ölenlerin üzerine daha evvel tattıkları şeyler hususunda günâh yoktur... " âyetini indirdi. Allah-ın Şu Kavli: Ey îmân edenler size açıklanırsa fenanıza gidecek şeyleri sormayın..." (Âyet: 101)