4676-)
Bize Hişâm ibn Yûsuf es-San-ânî haber verdi ki onlara da İbn Cufeyc haber verip şöyle demiştir: Bana Süleyman el-Ahvel haber verdi. Ona da Mucâhid haber vermiştir: Mucâhid İbn Abbâs-a: Sâd Sûresi-nde secde var mıdır? diye sormuş. da: Evet vardır dedikten sonra şu "Biz ona (yani İbrahim-e) Ishâk ile Ya-kûb-a ihsan ettik ve herbirini hidâyete erdirdik..." kavlinden“0 hâlde sen de onların gittiği doğru yolu tutup ona uy-- âyetine kadar okudu ve: O da(yani Dâvûd da) burada zikredilen peygamberlerdendir dedi. ibnu Hârûn Muhammed ibn Ubeyd Sehl ibnu Yûsuf el-Avvâm ibn Havşeb-den; o da Mucâhid-den şunu ziyâde etmişlerdir: Mucâhid: Ben İbn Abbâs-a bunu sordum da o: Peygamberiniz de buradakilere uyması emrolunan kimselerdendir dedi Allah-ın Şu Kavli: Yahudiler-e bütün tırnaklı hayvanları haram ettik. Sığır ve koyunun iç yağlarını da üzerlerine haram kıldık. Bunların sırtlarına veya bağırsaklarına yapışan yahut kemiğe karışan (yağlar bu hükümden) müstesnadır. Bu haram kılmayı onlara zulümlerinden dolayı ceza olarak yaptık. Biz elbette doğru söyleyicileriz"(Âyet: 146) Abbâs:"Her tırnaklı" deve ve devekuşu(ve benzerleri); "el-Havâyâ" "Bağırsaklardır demiştir. Abbâs-tan başkası da: "Hâdû" "Yahûdî oldular" demektir. Amma Yüce Allah-ın "Hudnâ"(el-A-râf: 156) kavline gelince o "Tevbe ettik" demektir "Hâid” "Tâib" yânı "Tevbe edici"dir dedi.”