4719-)
Ka-b ibn Mâlik-in oğlu Abdullah şöyle demiştir: Ben babam Ka-b ibn Mâlik-ten Tebûk gazvesinden geri kaldığı zaman şöyle dediğini işittim: Vallahi Allah-ın bana ihsan buyurduğu ni-metler içinde beni İslâm Dîni-ne hidâyetinden sonra nefsimde Rasûlüllah-a doğru söylemekten daha büyük hiçbir ni-met ihsan etmemiştir. Evet büyük ni-met Rasûlüllah-a yalan söyleyip de helak olmuş bulunmamak ni-metidir. Nitekim Rasûlüllah-a yalan söyleyenler helak oldular. Hakkında vahiy indirildiği zaman şöyle buyuruldu: "Onlara döndüğünüz zaman kendilerinden vazgeçmeniz için Allah -a and edecekler. O hâlde onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar pistir. Kazanageldikleri günâhların cezası olarak varacakları yer de cehennemdir. Kendilerinden hoşnûd olmanız için size yemîn edecekler. Eğer siz onlardan razı olursanız şübhesiz Allah o fâsıklar güruhundan râzı Olmaz " (Âyet:95-96) Allah-ın Şu Kavli: "Diğer bir kısmı da günâhlarını îtirâf ettiler. Onlar iyi bir ameli başka bir kötü ile karıştırmışlardır. Olur ki Allah onların tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah hiç şübhesiz çok şefkatli çok merhametlidir.” (Âyet: 102)