Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Berâe Sûresi

Oluşturulma tarihi: 5.02.2025 19:20    Güncellendi: 5.02.2025 19:20
4722-)  İbn Şihâb şöyle demiştir: Bana Abdurrahmân ibnu Ka-b haber verip şöyle dedi: Bana Abdullah ibnu Ka-b haber verdi. Bu Abdullah Ka-b kör olduğu zaman onun oğullarından babası Ka-b-ın yedicisi idi. Abdullah şöyle dedi: Ben babam Ka-b ibn Mâlik-ten onun uzun hadîsi içinde şunu işittim:"Hani şu tevbeleri (Allah-ın hükmüne kadar) geri bırakılan üç kişi de o derece bunalmışlardı ki yeryüzü bütün genişliğiyle bunlara dar gelmiş vicdanları da kendilerini sıktıkça sıkmıştı..." bu hadîsin sonunda şöyle dedi: Yâ Rasûlallah! Allah ve Rasûlü-nün rızâsı için hâlis sadaka olmak üzere malımdan sıyrılıp çıkmam tevbemin kabulü îcâbındandır dedim. aleyhi ve sellem): " (Hayır ) sen malının bir kısmım kendine alıkoy. Bu senin için daha hayırlıdır..." buyurdu bırakılan (ve haklarında hüküm geciken) üç kişinin tevbelerini de kabul etti. Çünkü yeryüzü bunca genişliğine rağmen onlara dar gelmiş vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Nihayet Allah(ın hışmın)--dan yine Allah-tan başka sığınacak hiçbir yer olmadığını anladılar (da bundan)sonra Allah onları da eski hâllerine dönsünler diye tevbeye muvaffak buyurdu. Şübhesiz ki Allah evet ancak O tevbeyi en çok kabul eden hakkıyle merhamet eyleyendir" (Âyet: 118).

Kaynak: Sahîh-i Buhârî Kitâbu’t - Tefsîr
Konu: Berâe Sûresi