4739-)
Abdullah ibn Mes-ûd (radıyallahü anh)- şöyle demiştir: Kureyş Peygamber tarafından İslâm Dîni-ne girmekte geciktikleri zaman Peygamber(sallallahü aleyhi ve sellem): "Yâ Allah Yûsuf-un yedi yılı gibi yedi yıllık bir şiddet ile bunların belâsını başımdan at da onlarla uğraşmayayım" diye duâ etti. üzerine onları öyle bir kıtlık senesi yakaladı ki herşeyi kökünden silip giderdi. O derecede ki onlar kemikleri bile kemirip yediler hattâ bir adam göğe bakardı da kendisiyle gök arasında (açlığından ileri gelen göz zayıflığından dolayı) duman gibi birşey görmeğe başlardı. Allah:"O hâlde semânın apâşikâr bir duman getireceği günü gözetle" buyurdu. Yine Allah: "Biz bu azâbı biraz açıp kaldıracağız. Fakat siz hiç şübhe yok ki tekrar dönecek olanlarsınız” (ed-Duhân: 10-16) buyurdu. Mes-ûd: Kıyâmet günü onlardan azâb açılıp kaldırılır mı? O açlık yüzünden görülen duman da "el-Batşe" yânı çok büyük şiddetle çarpıp yakalamada geçmiştir dedi Allah-ın Şu Kavli: adamlarına: Onu (Yûsuf-u) bana getirin dedi. Bunun üzerine Yûsuf-a elçi gelince: Efendine dön de ellerini kesen o kadınların zoru neydi kendisine sor. Şübhe yok ki benim Rabb’im onların fendini hakkıyle bilicidir dedi (Hükümdar o kadınları toplayıp:) Yûsuf-un nefsinden kâm almak istediğiniz zaman ne hâlde idiniz (Onun size karşı bir meylini hissettiniz mi)? Dedi. (Kadınlar:) Hâşâ Allah için biz onun üstünde bir fenalık bilmedik dediler”(Âyet: 50-51). bir tenzih ve istisnadır. "Hashasa" "Açığa çıktı" demektir