4741-)
İbn Şihâb şöyle dedi: Bana Urve ibnu-z-Zubeyr haber verdi ki kendisi Âişe-ye "Nihayet rasûller ümîdlerini kesecek hâle geldikleri vakit..." kavlini sorarken Âişe aşağıdaki cevâbları vermiştir. dedi ki: Ben Âişe-ye: Rasûller yalana mı nisbet edildiler yahut tekzîb mi edildiler? Diye sordum. Tekzîb edildiler dedi. Âişe-ye: Rasûller kavimlerinin kendilerini tekzîb ettiklerini kesin bilmişlerdir bu zann ile değildir? Dedim. Evet hayâtıma yemîn ederim ki onlar bunu kesin olarak bilmişlerdir; zannetmemişlerdir dedi. yine Âişe-ye: Rasûller kendilerine yapılan yardım va-dinde aldatıldıklarını zannettiler dedim. Bundan Allah-a sığınırım. Rasûller bunu Rabb-lerine zannedici değildir dedi(ve "Kuzibû" şeklinde şeddesiz okumayı reddetti). Âişe-ye: Öyleyse şu âyet nedir? Dedim. Âişe: Bunlar rasûllere tâbi- olan kimselerdir ki Rabb-lerine îmân etmiş ve rasûlleri de tasdîk etmişlerdi. Fakat üzerlerindeki belâ uzamış ve zafer de kendilerinden gecikmiştir. Nihayet rasûller kavimlerinden kendilerini yalanlayanların îmâna gelmelerinden ümîd kesecekleri hâle geldikleri ve yine rasûller kendilerine tâbi- olanların da kendilerini yalanlayacaklarını zannettikleri vakit işte tam bu sırada Allah-ın yardımı ve zaferi rasûllere gelmiştir dedi.