4757-)
Ebû Seleme ibnu Abdirrahmân şöyle dedi: Ben Câbir ibn Abdillah(radıyallahü anh)-tan işittim şöyle dedi: BenPeygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)-den işittim şöyle buyuruyordu: " (İsrâ haberinde) Kureyş beni yalanlayınca Hıcr-da ayakta durdum. Müteakiben Allah bana Beytu-l-Makdis ile gözümün arasındaki uzaklığı kaldırdı da (bana sorulanları) Mescidi Aksâ-ya bakarak onun nişanelerinden Kureyş-e haber vermeğe başladım." Ya-kûb ibn İbrâhîm şunu ziyâde etti: Bize İbn Şihâb-ın kardeşinin oğlu amcası İbn Şihâb-dan: "Beytu-l-Makdis-e geceleyin yürütüldüğümüz zaman Kureyş beni yalanlayınca..." şeklinde tahdîs edip yukarıdakinin benzerini nakletmiştir 69) "Herşeyi kırıp büken bir rüzgâr". Allah-ın Şu Kavli: "And olsun ki- biz Adem oğullarını üstün bir izzet ve şerefe mazhar kılmışızdır... "(Âyet: 70) ve "Ekremnâ" bir ma-nâyadır. "Dı-fe-l- hayât ve dı-fel-memât" (Âyet:75) "Hayât azabının iki katını ve ölüm azabının iki katını" demektir. ve "Halfeke" bir ma-nâya olup "Arkandan" demektir (Âyet: 76). bi-cânibihî"(Âyet: 83) "Yanını uzaklaştırdı" demektir. kî: Herbiri kendi aslî tabîatine göre hareket eder" (Âyet: 84) buradaki "Şâkiletihi" "Nâhiyetihi" ma-nâsınadır bu "Şâkile" kelimesi "Şeklihi" ma-nâsından türemiştir. le-kad sarrafnâ” (Âyet: 41 89) "Yemîn olsun biz yöneltmişizdir"; 92) "Gözle görerek karşısında olarak" demektir. Ebe kadına "Kaabile" denildi çünkü o doğuracak kadının doğumunu karşılayıcıdır ve onun doğan çocuğunu doğuşu ânında tutup alır. 100) "Harcama korkusu" "Enfaka-r-raculu" "Adam fakîr oldu" "Nafika-ş-şey-u" "Şey gitti" demektir. "Mukattiran" yani "Cimri" demektir: "De ki: Rabb -inin rahmet hazînelerine siz mâlik olsaydınız o zaman harcama korkusuyla muhakkak cimrilik ederdiniz insan çok cimridir" (Âyet: 100) ezkaan”(Ayet. 107 109) "İki çene kemiğinin birleşme yeri üzerine" demektir bunun tekili "Zekan"dır. şöyle demiştir: "Şübhesiz ki cehennem hepinizin cezasıdır tastamam bir ceza" (Âyet: 63) buradaki "Vâfiran" yani "Mükemmel" ma-nâsınadır. karşı onun öcünü bulamazsınız"(Âyet: 69) buradaki "Tebîan" "Sâiran = İntikaam alıcı" demektir. İbn Abbâs da: "Tebîan" "Nâsıran = Yardım edici" demektir. varacağı yer cehennemdir ki ateşi yavaşladıkça biz onun alevini artırırız"(Âyet: 97) buradaki "Kullemâ habat" "Söndükçe" demektir demiştir. İbn Abbâs şöyle demiştir: "Malını israfla saçıp savurma"(Âyet: 26) "Malını bâtıl yolda harcama" demektir. Rabb-inden umduğun bir rahmeti aramak için onlardan yüz çevirmek zorunda kalırsan o hâlde kendilerine yumuşak bir söz söyle" (Âyet: 28) buradaki "Bir rahmet" "Bir rızk" demektir. de ey Fir-avn seni herhalde helak edilmiş sanıyorum" (Âyet: 102) buradaki "Mesbûran" "La-netlenmiş" demektir. için hakkında bir bilgi hâsıl olmayan şeyin ardından gitme"(Âyet: 36) buradaki "La takfu" "Lâ tekul" (yani "Söyleme") demektir. hılâle-d-diyâr = Evlerin aralarına girip araştırdılar" (Âyet: 5) yani "Sizi öldürmek ve yağmalamak için evlerin ortalarına kasdettiler". fadlından arayasınız diye sizin için denizde gemileri yürütendir"(Âyet: 66) buradaki "Yüzcî" "Yucrî = Akıtıp yürütür" demektir. "Yahırrûne li’l- ezkaanî- Çenelerinin üstüne kapanarak secde ediyorlar" (Âyet: 107-109) buradaki "li’l-ezkaan...— Çeneleri üzerine" "Yüzleri üzerine" demektir. Allah-ın Şu Kavli: memleketi helak etmek dilediğimiz vakit onun nîmet ve refahtan şımarmış elebaşılarına emrederiz de orada (bu emre rağmen)itaatten çıkarlar. Artık o memlekete karşı azâb sözü hakk olmuştur. İşte biz onu artık kökünden mahv ve helak etmişizdir"(Âyet: 16).