4859-)
Abdullah ibn Mes-ûd (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Rasûlüllah-ın huzuruna Yahûdî hahamlarından bir âlim geldi ve: Yâ Muhammedi Biz (kitâblarımızda) Allah-ın şöyle vasıflandığını buluyoruz: "Allah gökleri bir parmağında yer tabakalarını da bir parmağında bütün ağaçlan bir parmağında suları ve toprakları bir parmağında öbür mahlûkları da (beşinci) bir parmağında tutarak: Ben bütün kâinatın Melik-iyim! der" diye nakletti. aleyhi ve sellem) Yahûdî âliminin(Tevrat-tan naklettiği) bu haberi tasdîk ederek sondaki dişleri görününceye kadar güldü. Bundan sonra Rasûlüllah: "Allah-ı hakk (ve lâyık) olduğu veçhile takdir etmediler..." âyetini okudu Allah-ın Şu Kavli: kıyâmet günü arz küresi toptan onun bir kabzasıdır. Gökler de onun sağ eliyle dürülmüşlerdir. O katmakta devam ettikleri ortaklardan münezzehtir çok yücedir"(Âyet: 67).